Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/19398 E. 2013/18240 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/19398
Karar No
2013/18240
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Hırsızlığa kalkışma, Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin münhasıran sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik olduğunun kabulü ile yapılan incelemede; Sanıklar ... ve ...'ın duruşmada kendilerine okunan nüfus kaydının doğru olduğunu belirttiklerinin anlaşılması karşısında görevli tarafından imzalanmayan nüfus kayıtlarının sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlığa kalkışma suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş; Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ... hakkında hırsızlık ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçu ile ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerin temyiz incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklardan ... hakkında yürütülen soruşturmada kimliğine ait bilgileri saklayarak halasının kızı olan ...'ın kimlik bilgilerini kullandığı, sanığın gerçek kimlik bilgilerinin tespitinden sonra gerçek kimliğini soruşturma makamlarına açıkladığı olayda yasal koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Yasanın 269/2.maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayinine hükmedilmesi, 2-Sanık ... hakkında;suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 3-Sanık ... hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/19398, K. 2013/18240, T. 25.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-19398-e-2013-18240-k-b3383897345d