Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/18614 E. 2013/22373 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/18614
- Karar No
- 2013/22373
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yokluğunda verilen hükmün, konutunda tebliği sırasında, cezaevinde bulunduğu anlaşılan sanık ...'in temyiz isteminin, süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınanın bahçe içerisinde bulunan evinin balkon saçağının altındaki gırgır vincinin, sanık ...'e ait ... plaka sayılı aracına ait olan plakalarının takılı bulunduğu araç ile gerçekleştirildiğinin söylenmesi üzerine, kolluk tarafından yapılan araştırma neticesinde adı geçen sanığın yakalanıp suça konu eşyanında sanığın sattığı yeri söylemesi sonucu bulunup yakınana iadesinin sağlandığı, anılan tanık beyanlarından eylemi gerçekleştiren ikinci bir kişinin bulunduğu ve sanık ...'in soruşturma aşamasındaki ifadesinden bu kişinin diğer sanık ...'un olduğunu söylemesi nedeniyle anılan sanığın daha sonra yakalandığı, ancak sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmediği ve diğer sanık ile suç tarihinden önce kavgalı olduklarını bu nedenle suç attığını söylediği, sanık ...'in kovuşturma aşamasındaki ilk ifadelerinden dönerek suçu kendisinin işlediğini, eylemde kullanılan aracına el konulmasını önlemek için sanığı suçladığını, iftira attığını beyan edip, sanığı suçlayıcı ilk beyanlarından da döndüğü, tanık ...'nun soruşturma aşamasında alınan beyanlarında; birisi 25-30 diğeri de 40-45 yaşlarında iki şahsın geldiğini gördüğü, kişilerin tariflerini yapamayacağını ancak gördüğünde tanıyabileceğini ifade ettiği; 10.11.2005 günlü oturumda yakınan ...'ın olay günü sanıkların yakalandıklarında “sanık ...'ın diğer sanık ...'u ifadeni değiştireceksin diye tehdit ettiğini” duyduğunu belirttiği; suça konu gırgır vincini satın alan ve suç eşyasının satın alma suçundan soruşturması ayrı yürütülen ... ...'ın kolluk tarafından soruşturma aşamasında alınan beyanında, sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesi neticesi anlaşma sağladıklarını, anılan sanığın iş yerine suça konu gırgır vincini kardeşi...'a teslim ettiğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...'un üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin, diğer sanık ...'in sonradan geri aldığı soyut suç atması dışındaki kanıtların neler olduğu ve bunların sanıkla olan bağlantısı denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, suç eşyasını satın alan ... ... ile ilgili soruşturma dosyası ve/veya dava açılmışsa dava dosyası getirtilip incelenmeden ve gerekirse bir sureti dosya içerisine alınmadan, tanık ... ve...'ın sanık ... ile yüzleştirilip teşhisi yaptırılmadan, sanık ...'in sonradan döndüğü soruşturma aşamasındaki anlatımına hangi sebeple üstünlük tanındığı da açıklanmadan eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması; 2-Yakınanın etrafı duvar ile çevrili bahçe içerisinde bulunan konutunun balkon saçağının altında bulunan gırgır vincinin çalınması suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması, 3-Tanık beyanlarından suç yerinde kullanılan sanık ...'e ait aracın saat 23.00 ile 00.30 arası eylem yerinde görüldüğünün tespit edildiği, sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında ise saat 20:30 ile 21:00 arasında suçu işlediklerini ifade etmesi, güneşin olay günü saat 20:25’te battığının anlaşılması karşısında; öncelikle 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesine uygun olarak, hırsızlığın saat kaçta gerçekleştiği duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptandıktan sonra, eylemin gece mi yoksa gündüz mü gerçekleştiği belirlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Sanık ...'in yakalandığında suça konu gırgır vincini sattığı yeri göstererek etkin pişmanlıkta bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında TCK’nun 168/1. maddesinin değerlendirilmemesi, 5-Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 6-Uygulamaya görede; a-Sanıklar hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması, b- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müştereken” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA,5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.