Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/1712 E. 2013/733 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/1712
- Karar No
- 2013/733
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2010 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Yakınanlar ... ve ...'e karşı eylemlerle ilgili kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık ... hakkında 5237 sayılı yasa hükümleri lehe kabul edilerek hüküm kurulması, 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, sanık hakkında hükmolunan cezaların türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK.nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, sanık ... savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, II- 2000/5152 ve 5162 soruşturma numaralı eylemlerle ilgili açılan kamu davasında verilen hükümlerin incelenmesinde; Suçların işlendiği Ocak 2000 yılı ile inceleme tarihi arasında sanıklar hakkında uygulanan 765 sayılı TCK’nun 491/2. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III- Sanık ... hakkında yakınanlar ..., ... ve ...'e karşı eylemler; sanık ... hakkında yakınanlar ..., ... ve ...'ye karşı eylemler nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanıklar hakkında, Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Dairemizin 23.02.2004 gün, 2002/22563-2004/1655 sayılı bozma kararına uyulmasına karar verildiği halde, 24.04.2000 günlü oturum tutanağının kopan kısmında bulunan yargıç ve yazman imzası eksiğinin giderilmemesi ya da o oturumdaki işlemlerin tekrarlanmaması, 2.Yakınanlar ..., ... ve ...'in kilitleyerek park ettikleri araçlardan hırsızlık eylemlerinin 5237 sayılı TCY'nın 142.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendindeki suçu oluşturduğu halde aynı maddenin ( e ) bendiyle hüküm kurulması, 3.Yakınanlar ..., ..., ..., ...'e karşı eylemlerde 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesindeki suçlar için öngörülen cezanın alt sınırına göre, öncelikle Çocuk Koruma Yasasının 24.maddesindeki uzlaşma işlemleri yapılmadan karar verilmesi, 4.5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif" veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek, 5237 sayılı Yasanın sanıklar yararına kabul edilerek uygulama yapılan eylemlerde sanıkların cezalarından indirim yapılması, 5. Yakınan ...'a karşı eylemde tam iade olmadığı halde, 765 sayılı TCY'nın 523.maddesinin uygulanması, 6. 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanıklar yararına yasa hükümlerinin uygulamaya göre belirlenmesi, 7. Kabule ve uygulamaya göre de ; a) Yakınanlar ..., ..., ...'e karşı eylemde bozmadan önce 765 sayılı Yasaya göre kurulan hükmün sanıklar yararına bulunduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCY'na göre kurulan hükümlerin sanıklar yararına kabul edilmesi ancak kazanılmış hak gözetilerek toplam cezanın daha önce verilen toplama indirilmesi, b) 5237 sayılı TCY'nın 51.maddesine göre yalnızca hapis cezalarının ertelenmesinin olanaklı bulunduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesine göre sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.