Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/16518 E. 2013/8672 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/16518
Karar No
2013/8672
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : 09/12/2004 tarih ve 2004/44 müteferrik Karar sayılı ilamı ile verilen cezanın infazının ertelenmesine dair kararın kaldırılmasına, Mahkemenin 23/05/2001 tarih 2001/20 esas 2001/43 karar sayılı ilamı ile tayin edilen cezanın 352.00 YTL ADPC. olarak infazına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2010 tarihli ek tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Uyarlama talebi üzerine Koyulhisar Asliye Ceza Mahkemesi'nce dosya üzerinde verilen 01.06.2005 tarih ve 2001/20 Esas ve 2001/43 Karar sayılı ek karar kanun yolu olarak temyize tabi olduğu halde itiraz yolu belirtilmek suretiyle karar verildiğinden bu aşamadan sonra verilen kararlar yok hükmünde kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümlü hakkında verilen 23.05.2001 tarihli kararda erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182-182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; 1-5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 492/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; diğer hükümlü ile birlikte olay günü gece vakti yakınanın işyerine pencere demir parmaklığını yuvasından çıkarıp, PVC'den yapılma pencereye yumrukla vurarak esnetip girip hırsızlık yapmaya kalkışan hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b ve 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasa'nın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve anılan Yasa'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 2-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 492/1, 62, 522/1 (pek hafif), 55/3, 59, 647 sayılı Yasa'nın 4/1. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35, 31/3, 62, 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 62, 151/1, 31/3, 62. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 765 sayılı Yasa hükümlerinin hükümlü lehine olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması, 3-Hükümlü hakkında 765 sayılı Yasa'nın lehe bulunması halinde hırsızlık suçundan; 5237 sayılı Yasa'nın lehe bulunması halinde mala zarar verme suçundan 5395 sayılı Yasası'nın 24. maddesi gereğince “uzlaşma” hükmünün değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasa'ya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Yasa'nın 61/1. maddesi uyarınca, temel cezaların ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 24. maddesi uyarınca “uzlaşma” hükümlerinin uygulanması ile bireyselleştirmenin yapılması için "duruşma" açılmasının zorunlu olduğunun düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/16518, K. 2013/8672, T. 22.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-16518-e-2013-8672-k-1a6928b249cb