Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/15680 E. 2013/17251 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/15680
- Karar No
- 2013/17251
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında, sanık ... yönünden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen, yalnızca katılan ... ile sanıkların tanışmasına aracılık edip aralarında yaşanan hayvan alım satımı esnasında katılanın arkadaşı olarak yanında bulunan ...’ın, davaya katılmasına karar verilmesi ve eylemin tek bir kişiye işlenmiş olmasına karşın tek bir fiille her iki katılana yönelik işlendiğinin kabulü ile verilen cezada TCK’nun 43/2.maddesi uyarınca artırım yapılması, 2-Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki dolandırıcılık suçundan kurulan hükümden “43/1-2.maddenin uygulanmasına”, ayrıca hüküm fıkrasındaki “yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ve 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 157/1 ve 52/2. maddelerinin uygulanması sonucu sonuç cezanın "1" yıl Hapis ve 1000 gün karşılığı 20.0000 TL adli para cezası olarak belirlenmesine, yargılama giderleri ve 53. madde uygulanması yerine de “sanıklar için yapılan 365.20 TL yargılama giderinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına ve 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlelerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.