Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/14202 E. 2013/10581 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/14202
- Karar No
- 2013/10581
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme, İşyeri dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin ve sanık ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı ve bu nedenle hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin sanık ... ve kasıtlı suçtan silinme koşulları oluşmamış mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesine aykırı olarak, aynı Yasa'nın 35/2. maddesinin, 143/1.maddesinden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından; işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun, birden çok kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması ve diğer sanıkla birlikte hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçuna doğrudan katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine aynı Yasanın 39.maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. ./..
-2-
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kasten işlemiş oldukları suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
2-5237 sayılı TCK'nın cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme içermemiş olması, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de, kesinleşmiş hükümlerin infaz aşamasında toplanmasının düzenlenmiş olması karşısında; sanıklar hakkında farklı suçlardan hükmolunan cezaların toplanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “Müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin” uygulanmasına, “Sanıklar hakkında hükmolunan cezaların toplanmasına” ve “Yargılama giderinin tahsiline ilişkin” bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına’’ tümcesinin eklenmesi ve “Sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” karar verilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ./..
-3-
II-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Diğer sanıkla birlikte mala zarar verme suçuna doğrudan katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39. maddesiyle uygulama yapılması,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
3-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...