Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/12350 E. 2013/6753 K.
Konu: Hırsızlık, Kimliği Hakkında Yalan Beyanda Bulunmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/12350
- Karar No
- 2013/6753
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Kimliği Hakkında Yalan Beyanda Bulunmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Şişli 11.Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık, kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’in Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/70-2890 esas karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında görevli memura yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince: Kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin sanık hakkında uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Sanığın yakalandığında, kendisini ... olarak tanıttığı, adli işlemlerin de bu isim üzerinden başlatıldığının anlaşılması karşısında, sanığın verdiği sahte ismin gerçek kişi olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre, 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesi aracılığıyla aynı yasanın 267. maddesindeki iftira suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.