Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/12308 E. 2013/8152 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/12308
- Karar No
- 2013/8152
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (kapatılan Şişli 9.Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suretiyle iftira HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’ün Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/52-292 esas karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü 2007/1-32-97 sayılı kararı ışığında; 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması kurumuna yer verilmediği, cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemelerin infazla ilgili bir hüküm olduğu, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü, anılan madde uyarınca bir kişi hakkında başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği, hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu düşünülmeden, sanık hakkında hükmolunan hapis cezalarının içtima ettirilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “hükmolunan hapis cezalarının toplanmasına” ilişkin bölümün çıkartılmasına, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın yakalandığında, kendisini ... olarak tanıttığı, adli işlemlerin de bu isim üzerinden başlatıldığı, ancak karakola götürüldükten sonra gerçek kimlik bilgilerini söylediğinin anlaşılması karşısında; sanığın verdiği sahte ismin gerçek kişi olup olmadığının araştırılarak, gerçek bir kişinin ismini kullanmışsa 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesi aracılığıyla aynı Yasanın 267/1; varolmayan bir kişinin ismini kullanmışsa aynı Yasanın 206/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-Kabule göre de; sanık yakalandıktan sonra ... isimli şahıs hakkında adlî soruşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 269/1. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.