Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16018 E. 2024/10677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16018
- Karar No
- 2024/10677
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/511 E., 2022/394 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracı üzerindeki şerhin kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; ....plaka sayılı araçta makul şüphe bulunmadan ve herhangi bir yasal dayanak bulunmadan arama yapıldığından, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, mahkûmiyet kararının bu nedenle bozulması gerektiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE 05.01.2013 tarihinde; kolluk görevlilerince 35 plakalı minibüsle kaçak sigara nakledileceği bilgisi alınması üzerine, ilgili güzergahta tertibat alındığı, saat 07.30 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki malen sorumlu ... adına kayıtlı müsaderesi de talep edilen.... plaka sayılı minibüsün uygulama noktasına giriş yaptığı, bahsi geçen araçta önleme araması kararı ile yapılan aramada; minibüsün karavana dönüştürülmüş olduğu, tabanının normalden yüksek olduğu görülerek, minibüsün tabanına çekiçle vurulduğunda, altında boşluk olduğu değerlendirilerek, tabandaki sunta kırılıp açılarak bakıldığında kaçak sigara olduğunun belirlendiği ve araçta 79.141,87 TL değerinde 917 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği, söz konusu boşluğun şoför koltuğundan arka kapıya kadar uzandığı, yaklaşık 30 - 35 cm. kadar aralık oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanık müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; aracın arkadaşı olan malen sorumluya ait olduğunu, mobilyacı olduğundan malen sorumlunun isteğiyle suçtan önceki tarihlerde aracı karavana dönüştürdüğünü, altındaki bölmeyi de boş bıraktığını, suç tarihinde aracı malen sorumludan arkadaşının kayın biraderini gezdirmek için aldığını, kaçak sigara satın alıp önceden yapmış olduğu boşluktaki su bidonlarını söküp buraya yerleştirdiğini, kaçak sigaraları satmak için aldığını belirtmiştir. Sanık bu olaya ilişkin savunmalarında ikrarda bulunmuştur. Malen sorumlu ... mahkemedeki beyanında; aracını sanığa pikniğe gitmek için istemesi nedeniyle emaneten verdiğini, sanığın aracı kaçakçılık suçunda kullanacağından haberinin bulunmadığını belirtmiştir. 09.01.2013 tarihinde; trafik ekiplerince yapılan kontroller sırasında, sanığın sevk ve idaresindeki müsaderesi talep edilmeyen....plaka sayılı.... marka aracın dur ihtarlarına uymayarak kaçtığı, kovalamaca sonrası zorla durdurulduğu, sanığa neden kaçtığı ve bagajında ne olduğu sorulduğunda araçta kaçak sigara olduğu için kaçtığını beyan ederek, araçta yüklü bulunan 54.225,01 TL gümrüklenmiş değere sahip 9231 paket kaçak sigarayı görevlilere rızaen teslim ettiği anlaşılmıştır. Sanık bu olaya ilişkin savunmalarında da ikrarda bulunmuştur. Bahsi geçen iki olay nedeniyle ayrı ayrı açılan kamu davaları Dairemizin 27.06.2018 tarihli, bozma ilâmları sonrası zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından birleştirilmiştir. Sanığın her iki olayda ticari miktar ve mahiyette olan kaçak sigaraları naklederken suçüstü yakalanması, ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin; a) suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, b) ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında, c) yine suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında kaldığı nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve yine suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümleri, denetime elverişli biçimde somut olaya bir bütün halinde ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanık hakkında alt sınırdan uygulama yapılması, dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası kapsamında normal değerde bulunması ve sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'da düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün tatbik edilmemesi karşısında, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve uygulamaya göre de sanığın aleyhine olan, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm tesisi, 2.Suça konusu 9321 paket ve 917 karton kaçak sigaranın miktarları gözetildiğinde, cezanın hakça oranda alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, sanık hakkında asgari hadden hüküm kurulması, 3.05.01.2013 tarihli olayda kullanılan ve müsaderesi talep edilen ancak mahkemece üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmesi suretiyle iadesine hükmedildiği anlaşılan ....plaka sayılı araç yönünden; dava konusu kaçak eşyanın araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış ve taşınmış olması durumunda ruhsat sahibi malen sorumlunun bilgisi ve rızası dışında araçta kalıcı nitelikte özel olarak hazırlanmış gizli tertibat yapılmasından söz edilemeyeceğinden malen sorumlunun iyiniyet iddiasının kabul edilemeyeceği, somut olayda 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartların bulunduğu, araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmakla, kaçak eşyanın araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış ve taşınmış olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, nakil aracı hakkında karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm tesisi, 4.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 5.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.