Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/11170 E. 2013/10602 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/11170
- Karar No
- 2013/10602
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar vermek, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I) Sanık ... ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1.maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanık ... ... savunmanının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık ... hakkında, yakınanlar ... ve ...'a yönelik mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozmak ve hırsızlık suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde; Mahkeme sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin müessesenin uygulanmasına yer olmadığına karar verirken kabul ettiği gerekçenin ve bu gerekçeye ilişkin ölçütlerin, hakimin takdir hakkı çerçevesinde objektif ve subjektif değerlendirmeye dayandırıldığı ve aynı ölçütlerin, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14. madde ve fıkralarında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin yasal koşulları ile örtüştüğü anlaşıldığından, adı geçen sanık için tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. ./.. -2- Sanığın her iki yakınana yönelik gerçekleştirdiği konut dokunulmazlığını bozmak suçunu birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, "müteselsilen" alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” kelimelerinin eklenmesi suretiyle,eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III) Sanık ... ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 31/3, 116/1, 119/1-c, 31/3. maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, hükmün kurulduğu 10.05.2007 ile inceleme tarihi arasında aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/3. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık sürenin zamanaşımını kesen yasal başka bir neden olmaksızın geçmiş bulunması, ./.. -3- Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...