Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/10160 E. 2013/5947 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/10160
- Karar No
- 2013/5947
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Aynı suçtan haklarında mahkumiyet hükmü kurulan diğer iki sanıkla birlikte hareket ederek, gece vakti saat 23.00 sıralarında, mağdura ait doktor muayenehanesi olarak kullanılan işyerinin sağlam ve muhkem olmadığı tespit edilen kapısını tornavida ile zarar vermek suretiyle açan ve içeri girip, odaları, masa çekmecelerini, kitaplığı ve kitapları karıştırıp, toplam 70 Türk Lirası değerinde bir adet dürbün ile bir adet muayene eldiveni ve mağdurun beyanına göre de masa çekmecesinde bulunan bir miktar bozuk parayı çalan hükümlü ...’un eyleminin, mağdurun şikayetinden vazgeçmiş olması ve uzlaşmak istemediğini beyan etmiş olması da dikkate alındığında; 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1. maddelerine uyan hırsızlık ve aynı Yasanın kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı olmayan 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-Hükümlü ... ve suç arkadaşlarının, mağdura ait işyerinin odalarını, masa çekmecelerini, kitaplığı ve kitapları karıştırıp, almaya değer gördükleri dürbün ve muayene eldivenini ve bir miktar bozuk parayı çaldıkları, çaldıkları eşyanın değerinin 70 Türk Lirası olduğu; muayenehanenin tamamının ayrıntılı olarak karıştırılıp arandığı, suçun işleniş şekli itibariyle suç kasıtlarını sadece iki parça eşyaya özgülemediklerinin anlaşıldığı; çalınan eşyanın toplam değeri olan 70 Türk Lirasının da, yalnızca ihtiyaç kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebilecek ölçüdeki düşük bir değer olarak kabul edilemeyeceği düşünülmeden, uygulama koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK’nın 145/1. maddesi ile cezadan indirim yapılması, 3- Kasten işlenen suçlardan verilen hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1-2-3. fıkralarında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1-son, 522/1 (pek hafif değer), 59/2, 95/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 62/1, 53, 116/2-4, 119/1-c, 62/1, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, hükümlü yararına olan yasanın yerinde yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.02.2002 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.