Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/8568 E. 2012/19064 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/8568
Karar No
2012/19064
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Hırsızlık suçlarından özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde yazılı haklardan aynı maddenin 2 ve 3. fıkralarında gösterilen sürelerde yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğünün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, markete ait kepengin asma kilidi kırılarak yakınanın işyerine girildiğinin ve hırsızlık suçunun işlendiğinin ve yakınmanın devam ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/4. maddesindeki geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma, 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, bu konularda değerlendirme yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine “müteselsilen” ve "müştereken" tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıklar için ortak yapılan yargılama giderinin paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/8568, K. 2012/19064, T. 31.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-8568-e-2012-19064-k-b989544e435e