Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/7089 E. 2010/10697 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/7089
Karar No
2010/10697
Karar Tarihi

Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 168/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 5 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 50/1-f maddesi uyarınca cezalarının 5 ay 1 gün süreyle bir okulun temizlik işlerinde çalıştırılmaları seçenek yaptırımına çevrilmesine dair ESKİŞEHİR 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2007 tarihli ve 2007/630-641 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09/02/2009 gün ve 5673 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 05/03/2009 gün ve 38480 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/03/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, sanıkların eylemleri sebebiyle haklarında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 168/1. maddeleri uyarınca belirlenen 8 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında yapılan indirim neticesinde hapis cezasının 4 ay yerine 5 ay 20 gün; devamında da 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında yapılan indirim neticesinde sonuç cezanın 3 ay 10 gün yerine 5 ay 1 gün olarak belirlenmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanıklar ... ve ... hakkında Mahkemesince verilen 13.11.2007 günlü hüküm, sanıklar ve savunmanlarının yüzüne karşı tefhim edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurmamış iseler de; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken, “...yedi gün içinde temyizi kabil olmak üzere…” biçiminde belirtilmek suretiyle; temyiz süresinin ne zaman başlayacağı, temyiz incelemesini hangi makamın yapacağı ve başvurunun hangi makamlara ve ne biçimde yapılacağı gösterilmediği, bu nedenle sanıklar ve savunmanlarının yüzüne karşı yapılan tefhimin (tebliğin) kendisine bağlanan sonuçları doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2007 tarih ve 2007/630-641 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Sanıklar ... ve ... savunmanları Av. ... ... ile ... ... ...'a, anılan karara karşı temyiz yasa yolunun açık olduğu, temyiz incelemesinin Yargıtayın ilgili Ceza Dairesince yapılacağı, başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı, başvuru merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belgeler ve sunarlarsa temyiz dilekçeleri de eklendikten ve hükmün temyizi halinde esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 23/06/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/7089, K. 2010/10697, T. 23.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-7089-e-2010-10697-k-3acc147758f2