Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/6688 E. 2012/18624 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/6688
- Karar No
- 2012/18624
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet kararlarının incelenmesinde; UYAP sisteminden alınan sanığa ait nüfus kaydına göre, sanığın hükümden sonra 24.10.2011 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.'nın 64/1. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet kararlarının incelenmesinde; Sanık hakkında üç ayrı yakınana yönelik hırsızlık eylemleri nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca ayrı ayrı belirlenen 2'şer yıl temel hapis cezası üzerinden, anılan Yasanın 143. maddesiyle ayrı ayrı 1/6 oranında arttırım yapılırken, 3 kez 2 yıl 4 ay hapis cezası yerine, 3 kez 4 ay hapis cezası olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmekle yapılan incelemede; Yakınanların araçlarının camlarının kırılması sureti ile araçlar içinden hırsızlık yapıldığının anlaşılması karşısında, hakkında şikayetin bulunduğu nazara alınarak 5237 sayılı Yasanın 151/1. maddesi uyarınca, zamanaşımına kadar işlem yapılması olanaklı görülmüş, Hırsızlık suçlarından özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde yazılı haklardan aynı maddenin 2 ve 3. fıkralarında gösterilen sürelerde yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı kabul edilmiş, Olay yeri inceleme raporları içeriğine göre, yakınanlara ait otomobillerin camları kırılarak hırsızlık yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturmasına karşın aynı maddenin “e” bendiyle uygulama yapılması ceza miktarı bakımından sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine “dayanışmalı” tahsile karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıklar için ortak yapılan yargılama giderinin paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.