Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/6309 E. 2012/20313 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/6309
Karar No
2012/20313
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, genel güvenliğin tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak HÜKÜM : Yağma suçundan eylemin kullanma hırsızlığı suçu olarak vasıflandırılması sonucu kamu dvasının düşürülmesine ilişkin karar Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçundan 5237 sayılı TCK.nun 109/2,109/3-a,62.maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis Genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan sanığın beraatına ilişkin karar 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan 6136 sayılı yasanın 13/1 ve 5237 sayılı yasanın 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 375 YTL apc Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, II-Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın, arka koltuğa oturup, araçlarına binmekte olan simaen tanıdığı mağdurlar ... ve ...'ye ele geçirilen tabancasını çıkarıp, mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle kendisini gezdirmelerini isteyerek araca binen mağdurları bir süre dolaştırdığının anlaşılması karşısında; mağdur sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Hırsızlık ve ruhsatsız tabanca taşıma suçlarına yönelik kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; a)-Hırsızlık suçu yönünden; Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, alkollü şekilde aniden arka koltuğa oturup, araçlarına binmekte olan mağdurlar ... ve Hayatiden kendisini gezdirmelerini istediği, hareket etmelerinden kısa süre sonra ele geçirilen tabancanın mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle mağdurları Karabedirler köy yoluna götürdüğü, anılan yola girmelerinden iki yüz metre sonra mal edinmeye yönelik cebir veya tehditte bulunmayan sanığın elinde bulunan tabancanın ateş aldığı, mağdurların yer değiştirmek için aracı durdurdukları, sanığın, mağdurların teklifini kabul ettiği, mağdurların dışarı çıkıp kaçmaya başladıkları, sanığın da çalışır vaziyette bulunan araçla olay yerinden ayrılması şeklinde gelişen eylemde; ihbar edildikten 2 gün sonra suça konu araçla kolluk güçlerine teslim olan sanıkta kısa süreli gezme ve iade amacının olmadığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 168/1. maddelerine uyduğu gözetilmeden; koşulları oluşmayan kullanma hırsızlığından hüküm kurulup, şikayetten vazgeçme nedeni ile düşme kararı verilmesi, b) Ruhsatsız tabanca bulundurma suçu yönünden; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Adli sicil kaydına göre silinme koşulları oluşan kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında; suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, 2-Sanığın,TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/6309, K. 2012/20313, T. 14.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-6309-e-2012-20313-k-3419e4b4342e