Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/4076 E. 2012/10868 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/4076
Karar No
2012/10868
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Sanığın, diğer sanık ile birlikte, şikayetçi olan yakınanın, iş yerinin kilidini kırarak hırsızlığa kalkışma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY'nın 151/1 ve 116/2-4, 119/1 -c maddelerine uyan mala zarar verme ve birden fazla kişi ile birlikte iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğunun, geceleyin meydana gelen eylem nedeniyle aynı Yasanın 143/1. maddesi ile cezanın artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanığın, TCK'nın 53. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmamasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine ''Sanığın TCK'nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. Fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına"' cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-5237 sayılı TCK.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, geceleyin diğer sanık ile birlikte, bilirkişi raporuna göre muhkem olan yakınanın iş yerinin kilidini kırarak, hırsızlığa kalkıştığının anlaşılması karşısında; eylemine uyan 765 Sayılı TCY'nın 493/1, 62, 522 ( pek hafit) maddelerine göre, 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 53, maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, şikayetin mevcut olması karşısında aynı Yasanın 151/1, 116/2-4, 119/1 -c maddelerine uyan mala zarar verme ve birden fazla kişi ile birlikte iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu, bu suçlar yönünden CMK.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, sanığın lehine olan 5237 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması zorunluluğu, 2-Sanığın hakkında, hükümlülüğün yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/4076, K. 2012/10868, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-4076-e-2012-10868-k-2eda9bb7bd69