Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/29987 E. 2010/1573 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/29987
- Karar No
- 2010/1573
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay C.Başsavcılığının 25/12/2009 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın tüm aşamalarda, yakınanla 4-5 yıldır tanıştıklarını, kendisinde tarihi eser olduğunu ve bunu pazarlayabilmek amacıyla masrafları olduğunu söyleyerek borç para istediğini, suça konu senet karşılığında yakınana senet bedeli kadar borç para verdiğini, ödemenin sürekli geciktirildiğini, suçun konusunu oluşturan bonoyu borcuna karşılık ... isimli kişiye ciro ettiğini, adı geçen tanığa ciro ederken ... adlı avukatın olaya tanık olduğunu savunduğu, yakınan tarafından suçun 15.01.2003 tarihinde işlendiği iddia edilmiş ise de; tanıklar ... ve Av. ...’ın bononun 25.12.2002 tarihinde ...’a sanık tarafından verildiğini beyan etmeleri, yakınanın soruşturma evresindeki 07.03.2003 tarihli anlatımında, dosyada resimleri bulunan ve tanımadığı bir kişi tarafından kendisine getirilen tarihi eserlerden bir tanesini olaydan 3-4 yıl kadar önce sanığa satması için bıraktığını söylemesi, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya içeriği karşısında; olay öncesinde sanıkla yakınan arasında var olduğu anlaşılan tarihi eser alım satımı konusundaki ilişkilerin taraflara ayrıntılarıyla açıklattırılması, suça konu senetle ilgili icra takip dosyasının getirtilip incelenmesi, taraflar arasında
iddia edildiği gibi olay öncesine dayalı hukuki ilişki olup olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp saptanması, yakınana ait Şişli Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü tarafından verilen rapordaki yaralanmalar ve yara bölgeleri dikkate alınarak, bu yaraların yakınanın iddia ettiği şekilde etkili eyleme maruz kalması sonucunda oluşup oluşmayacağı ve yaraların ne zaman oluşabileceğinin, önceye ait olup olmadığının belirlenmesi, yakınanın zorla tutulup alıkonulduğunu iddia ettiği yerin adresi kendisinden sorulup, bu adreste suç tarihinde kim veya kimlerin oturduğunun ve bu oturan kişilerin sanıkla ilişkisinin bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra kanıtların bir bütün halinde takdiri ile sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Yakınanın bilinmeyen bir adresteki eve götürülüp burada özgürlüğü kısıtlamak suretiyle yağma suçunun işlenmiş olması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCY’nın 149/1-c,d,h maddesindeki yağma suçunun yanında, aynı Yasanın 109/3-c maddesindeki kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
b- Yakınanın suça konu senetle ilgili icra takibi borçlusu olması, senedi ciro yoluyla devralan alacaklı ...’ın yargılama aşamasındaki anlatımına göre de; senet bedelinin sanığın yakını ... Küremen tarafından ödendiğinin beyan edilmesi karşısında; bu konu araştırılıp varsa ödeme tarihi de belirlenerek sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 168/1-3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
c- Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Memduh Ilık savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.