Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/22208 E. 2010/3338 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/22208
- Karar No
- 2010/3338
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I. Yakınan ...'e karşı eylem nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 492/1, 522, 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/1-4, 119/1-c, 66/1-e, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.madeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 28.03.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 102/4, 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II. Yakınan ...'e karşı eylem nedeniyle kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Yakınanın konutundan, buzdolabı çalan sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasada hırsızlık suçunun yanı sıra 116/1, 119/1-c maddelerindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2. 29.03.2002 günü, sanığın evine çalıntı eşya indirildiğinin bildirilmesi üzerine, sanığın adresine giden kolluğa, sanık ve daha önce hakkında hüküm kurulan sanık ...'in malları çaldıklarını açıkladıktan sonra, elini yıkayacağı bahanesiyle kaçtığı, diğer sanığın yakalanarak hırsızlık suçunu işledikleri yakınana ait konutu gösterdiği ve bu şekilde henüz yakınanın başvurusu olmadan geri vermenin sağlandığı olayda, eşyaların ihbar sonucu ele geçtiği gerekçesiyle, sanık hakkında 765 sayılı TCY'nın 523, 5237 sayılı TCY'nın ise 168.maddesi uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı TCY lehe kabul edilerek uygulama yapldığı halde, hapis cezasıyla hükümlülüğünün yasal sonucu olarak 53.maddesinin uygulanması konusunda bir karar verilmemesi,
4. Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY.nın 493/1, 523.maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 168/1, 116/1, 119/1-c, 5237 sayılı CMK'nun 253, 254. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları ile uzlaşma hükümleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, konut dokunulmazlığını bozma suçunda uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde 5237, aksi halde 765 sayılı TCY'nın sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/3/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.