Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/29552 E. 2010/1131 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/29552
Karar No
2010/1131
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Önceki hükmün aynen infazına

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2009 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Hükümlü ... tarafından verilen 11.12.2006 tarihli dilekçenin temyiz istemini içermediği anlaşıldığından, Hükümlü ... hakkında verilen uyarlama kararı ile ilgili yapılan temyiz incelemesinde;

5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1. fıkrasına göre, ister duruşmalı yargılamada, isterse de evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili verilen ek kararlara karşı, temyiz yasa yoluna başvurulabileceği anlaşıldığından, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2006 gün, 2006/183 müteferrik sayılı hukuki değerden yoksun olan kararı kaldırılarak yapılan incelemede:

5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir.

Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir.

Ancak; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdirinin gerekmesi, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri gerekmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi, önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınması gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır.

İnceleme konusu karara gelince;

1- 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın suç ortağı ile birlikte gece sayılan zaman dilimi içerisinde yakınana ait sokakta park halindeki aracın sağlam ve dayanıklı olan kapı kilidini zorlayıp kırmak suretiyle açıp düz kontak yapmak suretiyle aracı çalıştırıp götürmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,

2- Kazanılmış hakkın suçun nitelendirilmesinin yapılmasında ve uygulanan yasa maddeleri yönünden olmayıp, cezanın süresi yönünden gözetilmesi gereken bir husus olduğu, uyarlama amaçlı Yasanın yanlış yorumlanması suretiyle infaz aşamasındaki lehe uygulamaların ise kazanılmış hak oluşturmayacağı dikkate alınarak, hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522, 59/2. maddeleriyle hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 62/1, 53/1-2; 151/1, ayrıca mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. Maddeleri ışığında; her iki Yasa hükümlerinin bir bütün halinde uygulanarak, lehe yasanın belirlenip uygulanması zorunluluğu,

3- 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle temel cezanın alt sınır aşılarak ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, suçun geceleyin işlenmesi bakımından artırım, mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’in temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/29552, K. 2010/1131, T. 11.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-29552-e-2010-1131-k-66a3366f7b25