Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/25964 E. 2013/3060 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/25964
- Karar No
- 2013/3060
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 05.03.2006 olarak yerinde düzeltilmesi, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüş; tekerrüre esas alınan ilamın gerekçe kısmında gösterilmesi karşısında tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suça konu mazotun yakınanın kullandığı iş makinesinin depo kapak kilidinin kırılması suretiyle çalınmış olması karşısında; 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCY'nin 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif" veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasa'ya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek sanıkların cezasından indirim yapılması, 3-Sanıklar başka bir suçtan dolayı yakalandığında sanık ...'in evinde yapılan aramada bulunan mazotun sanıkların yer göstermesi ile daha önceden müracaatı olmayan yakınana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nın 168/1.maddesi gereğince etkin pişmanlık nedeniyle cezalarından indirim yapılması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde uygulama yapılması, 4-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5-Sanık ...'in tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün 765 sayılı TCY'nın 404/2. maddesinde düzenlenen uyuşturucu madde kullanmak suçuna ilişkin olduğu, söz konusu ilamla ilgili olarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 191. maddesinde denetimli serbestlik tedbiri öngörülmesi karşısında, 5237 sayılı TCY'nın 58. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağının, bu mahkumiyeti yerine adli sicil kaydında yazılı olan Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.05.2003 tarihinde kesinleşen 22.01.2003 gün ve 2002/180-2003/7 sayılı kararında 765 sayılı TCY'nın 403/5, 59. maddeleri uyarınca hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 6-Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.