Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/25890 E. 2013/2316 K. – Hırsızlık, Mala
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/25890
- Karar No
- 2013/2316
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet, Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Mala Zarar Verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Adli sicil kaydı içeriğine göre mükerrir olan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi karşı temyiz bulunmadığından ve teşebbüs nedeniyle ceza indirimi yapılırken TCK'nın 35.maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak; yerine “Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu kabul etmediğinin ve tanık Mehmet Kanmaz'ın 11.01.2007 tarihli celsede "Ben şu anda huzurda bulunan sanıkların her ikisininin de müştekinin iş yerinin kapısını açmaya çalışırken gördüm, Murat'ın kaçmış olması nedeni ile yüzünü göremedim, ancak Gökhan "yanındakinin Murat olduğunu" bildirdi, tutanak içeriğini aynen tekrar ederim, kaçak şahsın boyu posu Murat'a benziyordu, belki biraz daha kısa olabilir" dediğinin anlaşılması karşısında öncelikle tanığın beyanındaki çelişkinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.