Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/25736 E. 2013/5216 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/25736
Karar No
2013/5216
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: İddianamede ve Cumhuriyet Savcısının 03.10.2006 tarihli son oturumda bildirdiği esas hakkındaki görüşünde, sanık hakkında her suçu için 5237 sayılı TCK'nın 145/1. maddesinin uygulanmasını talep ettiği, aynı oturumda hazır bulunan sanık ve savunmanının, Cumhuriyet Savcısının görüşünü açıklamasından sonra yaptığı esas hakkındaki savunmasında, beraat kararı verilmesini, ceza verilecekse lehe hükümlerinin uygulanmasını istedikleri ve bu kapsamda yapılan savunmanın, içerik olarak cezada yasal indirim hükmü olan 5237 sayılı TCK'nın 145/1. maddesini de içerdiği ve ayrıca 5271 sayılı CMK'nın 226/2. madde ve fıkrasında belirtilen durumun ilk defa duruşmada ortaya çıkmadığı, iddianamede sanık tarafından çalınan telefonların markalarının ve değerlerinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirtilmiş olduğu da anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; Sanığın adli sicil kaydında yazılı olan Gaziantep 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 30.05.2003 gün ve 84-507 sayılı kararına konu mahkumiyet hükmü esas alınarak hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7-8. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve cezaların infazından sonra denetimli serbeslik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; kasten işlenen suçlarda hapis cezalarına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3. maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, cezaların yerine getirilmesi (infaz) aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.04.2007 günlü 2007/1-32-97 sayılı kararı ışığında; cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemelerin infazla ilgili bir hüküm olduğu, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasının öngörüldüğü, anılan madde uyarınca bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği; hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu, 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması kurumuna yer verilmediği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezalarının içtima ettirilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden hapis cezalarının içtima ettirilmesine (toplanmasına) ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/25736, K. 2013/5216, T. 18.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-25736-e-2013-5216-k-da5a425ed7ac