Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/25606 E. 2013/3775 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/25606
- Karar No
- 2013/3775
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan incelemede: 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/1-son maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; olay günü gündüz vakti sonradan şikayetinden vazgeçen mağdurun evine ait çelik kapının kilidini demir keski ve tornavida ile kırıp açmak suretiyle içeri giren ve hırsızlık yapan sanıkların eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1 ve 119/1-c maddelerine uyan ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiği için kovuşturması şikayete bağlı olmayan konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu dikkate alınarak, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe olan yasanın buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçlar için hapis cezalarıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezalarıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar; anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık Coşgun Ariz hakkında yapılan incelemede: 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/1-son maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; olay günü saat gündüz vakti sonradan şikayetinden vazgeçen mağdurun evine ait çelik kapının kilidini demir keski ve tornavida ile kırıp açmak suretiyle içeri giren ve hırsızlık yapan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1 ve 119/1-c maddelerine uyan ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiği için kovuşturması şikayete bağlı olmayan konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu dikkate alınarak, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe olan yasanın buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; iddianamede ve gerekçeli karar başlığında nüfus kaydına uygun olarak yazılmayan sanığın adının yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın nüfus kaydına uygun olarak düzenlenen ad ve soyadına göre adli sicil kaydı yeniden getirtilip; suçun niteliği, cezanın türü ve süresi gözetilerek, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.