Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/24768 E. 2013/5928 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/24768
Karar No
2013/5928
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hırsızlık suçunu işlemek için birlikte hareket ederek mağdurların oturdukları binanın bodrum katına giren sanıklar hakkında, gece vakti konut dokunulmazlığını bozmak suçundan zamanaşımı içerisinde yerinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıkların iki ayrı mağdura yönelik hırsızlık suçlarını işledikleri iddiası ile kamu davaları açılmış ve bu davalar birleştirilerek görülmüştür. Mağdurların aynı apartmanda, ayrı dairelerde oturdukları, mağdur ...'ın 3 numaralı, mağdur ...'nın 4 numaralı dairede ikamet ettikleri, apartmanın bodrum katında her dairenin kullanımında olan birbirlerinden fiziken ayrı, ahşap malzemeden yapılmış, kapıları kilitli kömürlük olarak kullanılan bölümlerin bulunduğu, buralarda mağdurların evlerinde kullanmadıkları eşyanın muhafaza edildiği, kolluk tarafından düzenlenen görgü tespit tutanaklarının ekindeki çizelgelerde, mağdur ...'e ait kömürlüğün (3) numara, mağdur ...'ya ait kömürlüğün (4) numara ile işaretlendiği anlaşılmıştır. Sanıkların hırsızlık suçu işlemeye karar verip, birlikte hareket etmek suretiyle, saat 21.00 sıralarında binanın önüne bir otomobil ile geldikleri, sanık ...'un binanın önünde gözcülük yaptığı, sanık ...'ın binadan içeri girip, bodrum kattaki tüm kömürlüklerin kapı kilitlerini zarar vererek zorlayıp açtığı, içlerini karıştırdığı ve (3) ve (4) numaralı kömürlüklerden toplam 2 adet bakır kazan ve 2 adet bakır leğen çaldığı ve olay yerine geldikleri otomobil ile kaçtıkları biçiminde gelişen somut olayda; Mağdur ...'nın 14.12.2006 tarihli oturumda, suç konusu leğenlerin diğer mağdur ...'a ait olduğunu söylediği, aynı oturumda hazır bulunan mağdur ...'in de bu beyanı doğruladığı dikkate alındığında; öncelikle sanıklar tarafından çalınan malzemelerin iki ayrı kömürlükte muhafaza edilip edilmedikleri, iki ayrı yerde muhafaza edildikleri belirlendiği takdirde, mağdur ...'nın kömürlüğünden malzeme çalınıp çalınmadığının tespiti, bu bölümden çalınan malzeme yoksa, mağdur ...'ya yönelik suçun kalkışma aşamasında kalacağı, her iki kömürlükten eşya çalınmışsa iki ayrı suç oluşacağı; fiziken ayrılmış bu mekanların farklı kişilere ait olduğunun sanık ... tarafından bilindiğinin kabulü gerektiği; dışarıda gözcü olarak bekleyen sanık ...'in de iki ayrı mağdura mı yoksa tek mağdura mı ait eşyanın çalındığını bilip bilmediği ve buna ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilerek tartışılması ve sonucuna göre, suç adedinin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve dosyadaki kanıtlarla örtüşmeyecek biçimde mağdurların farklı binalarda oturdukları kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- Sanık ...'un, diğer sanıkla birlikte el ve işbirliği içinde hareket ederek suça doğrudan katıldığı ve bu nedenle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1.maddesi ile uygulama yapılması gerekirken, aynı Yasanın 39/1-2-c maddesi ile hüküm kurulması, 3- Suçların saat 21.00 sıralarında işlendiği ve 14.09.2006 günü Ankara'da güneşin yaz saati uygulamasına göre, saat 19.03'de battığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi uyarınca suçların gece vakti işlendiği kabul edilerek, aynı Yasanın 143/1. maddesi ile cezalarda arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Mağdur ...'nın sanık ...'i binadan çaldığı kazanlarla çıkıp, diğer sanıkla birlikte bir otomobile binerek kaçtığını görmesi üzerine, hırsızlık yapıldığını fark edip polisi aradığı ve otonun plaka numarasını söylediği, sanıkların kullandığı otonun saat 22.00 sıralarında başka mahalde görülüp durdurulduğu ve sanıkların çaldıkları eşya ile birlikte yakalandıkları, mağdur ...'nın polise başvurusunda çalınan eşya hakkında bilgi verdiği için yer gösterme suretiyle rızai iadenin gerçekleştiği kabul edilemeyeceğinden, uygulama koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi ile cezalardan indirim yapılması, 5- 5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca, birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği düşünülmeden, yargılama giderlerinin sanıklardan müştereken alınmasına karar verilmesi, 6- Suçların niteliği, cezaların türü ve sürelerine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereğince sanık ...'ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/24768, K. 2013/5928, T. 21.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-24768-e-2013-5928-k-7ecb5fa56fb3