Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/22624 E. 2012/21935 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/22624
- Karar No
- 2012/21935
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, gece vakti ve işyerine girmek suretiyle hırsızlık suçuna kalkıştığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4.maddesinde öngörülen suçtan, dava zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kadıköy l.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/440-462 sayılı ilamında birden fazla suçtan verilen içtimalı ceza bulunduğundan, içtima çözülüp, içtima içinde yer alan hükümlülüklerden en ağırının tekerrüre esas alınmak suretiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanığın, TCK'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açışından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanının 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine, "Sanığın TCK'nın 53. madesinin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanının koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına" cümlelerinin; 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine ise "Sanığın, Kadıköy Ağır Ceza Mahkesinin 2004/440-462 esas sayılı ilamı ile müşteki Doğan Aydınay'a yönelik dolandırıcılık suçundan verilen 8 ay hapis ve 360 milyon ağır para cezasının 01.04.2005 yılında infaz edilmesinden sonra ve tekerrür süresi içinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlelerinin yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulanan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.