Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/21512 E. 2011/8385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/21512
Karar No
2011/8385
Karar Tarihi

Kilit kırmak suretiyle hırsızlık suçundan sanık ...’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522, 81/1.maddeleri gereğince 5 sene 1 gün hapis cezası ile, sanık ...’ın, 765 sayılı Kanun’un 493/1, 522, 59, 81/1. maddeleri gereğince 4 yıl 7 ay hapis cezası ile, hırsızlık malı bilerek almak suçundan sanık ...’nın 765 sayılı Kanun’un 512/1, 522. maddeleri uyarınca 11 ay hapis ve 100.386.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmalarına, (ayrıca sanık ...’in 12/09/2001 tarihli oturumda mahkeme düzenini bozması sebebiyle 13/09/2001 tarihli ve 2001/104 esas sayılı kararı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 379/1 maddesi uyarınca 5 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına) dair Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2002 tarihli ve 2001/104 esas, 2002/41 sayılı kararın infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, kilit kırmak suretiyle hırsızlık suçundan sanık ...’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522, 81/1, 1412 sayılı Kanun’un 379/1. maddeleri uyarınca 4 sene 8 ay 1 gün hapis ve 100 yeni Türk lirası adli para cezası ile, sanık ...’ın, 765 sayılı Kanun’un 493/1, 522, 59, 81/1. maddeleri gereğince 4 yıl 3 ay 10 gün hapis cezası ile, suç eşyasını satın almak suçundan sanık ...’nın 765 sayılı Kanun’un 512/1, 522, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 169,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair TEKKEKÖY Asliye Ceza Mahkemesinin 04/06/2008 tarihli ve 2007/247 esas, 2008/321 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09/09/2009 gün ve 2009/11019-50943 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 09/10/2009 gün ve KYB.2009214768 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 16/10/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

(Dosya kapsamına göre, kesinleşmiş ve infaz aşamasında olan kararda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fikrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu olduğunun kabul edilmiş bulunması karşısında yeniden hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, önceki hükmün değiştirilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;

Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2008 tarih ve 2007/247 esas, 2008/321 karar sayılı yoklukta verilen hükmünün, hükümlü ...’a tebliğ tarihinde Vezirköprü Kapalı Cezaevinde olduğu halde ikametgah adresine Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ve dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu; hükümlüler ... ve ...’ya ise kararın tebliğ edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “7 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında hükme karşı başvurulacak kanun yolları, süresi mercii ve şekli ve yöntemi açıkça belirtilmediği gibi, sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, hükümlüler ... ve ...’nın iradesinin yanıltıldığı, ayrıca anılan hükümlülere gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde yeniden tebliğ de edilmediği, hükümlü ...’a ise yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı görüldüğünden açıklanan nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;

1-) Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2008 tarih ve 2007/247 esas, 2008/321 karar sayılı hükmü kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,

2-) Hükümlülere anılan kararın, yasa yollarına başvuru süresini, merciini, yöntem ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 16.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/21512, K. 2011/8385, T. 16.06.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-21512-e-2011-8385-k-2d75b29c378e