Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/19444 E. 2012/22188 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/19444
- Karar No
- 2012/22188
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hırsızlık eyleminin yakınanın evinden gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın sübut bulan hırsızlık suçu için 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Yasa'nın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCY'nın 141. maddesinin uygulanması sonucu sanığa 1 yıl hapis cezası verildiği, suça konu eşyanın soruşturma aşamasında yakınana iade edilmesi nedeniyle aynı Yasa'nın 168/1. maddesi ile yapılan indirim ile sonuç ceza hataen 8 ay olarak belirlenmişse de, TCY'nın 142/1-b maddesinin alt sınırdan uygulanması ve TCY'nın 168/1. maddesinin hükümde belirtildiği üzere 2/3 oranında indirim yapılarak uygulanması ile de sonuç cezanın 8 ay olarak belirleneceği ve değişmeyeceği gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Yasanın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması ve TCY'nın 168. maddesi ile yapılan indirim sonucu fazla ceza belirlenmesine ilişkin hatadan sanığın ikinci kez yararlandırılamayacağı ve bu sebeple bozma nedeni yapılamayacağından hesap hatası sonucu fazla ceza tayinine ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkraları, “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetimsüresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmünü içermektedir. Buna göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili karar verecek mahkemeye aittir. Bu açıklamalar ışığında, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCY’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazdan sonra 2 yıl süre ile denetim serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından “2 yıl süre ile” sözcüklerinin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.