Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/18228 E. 2011/1924 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/18228
- Karar No
- 2011/1924
- Karar Tarihi
Sanık ...'ın, geceleyin konuttan hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün; geceleyin mesken masuniyetini ihlâl suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/1-4, 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair KARTAL 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2007 tarihli ve 2007/473-849 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.06.2009 gün ve 2009/6664/33179 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 13.07.2009 gün ve KYB. 2009/171074 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 10.08.2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Tüm dosya kapsamına göre, kayden 14/09/1988 doğumlu olup, suçların işlendiği 05/06/2006 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezalardan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağan üstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan istisnai bir yasa yoludur. Bu olağanüstü yasa yoluna başvurulabilmesinin ilk koşulu verilen hüküm veya kararın temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Karar veya hükümlere karşı başvurulacak olağan yasa yolunun bulunması halinde bu yola başvurulamaz. Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tebliği geçersiz kılacağından hükmün kesinleşmesini önler, kesinleşmeyen hükümler hakkında da yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamaz. Bu nedenle hükmün, temyiz hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi gerekmektedir. Tebligata rağmen temyiz yasa yoluna başvurulmaması durumunda hüküm kesinleşeceğinden, ancak bu durumda kanun yararına bozma yasa yoluna başvuru mümkün hale gelecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kartal 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2007 tarih ve 2007/473-849 sayılı kararının sanık ...’a tebliğ edildiği halde temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak anılan Kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken, başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek ve yasaya uygun şekilde açıkça belirtilmediği gibi gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde sanığa yeniden tebliğ edilmediği görüldüğünden kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Kesinleşmeyen hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağından; 1-)Kartal 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2007 tarih ve 2007/473-849 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-)Sanık ...’a anılan kararın, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 28.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.