Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/14781 E. 2013/7908 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/14781
Karar No
2013/7908
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Hürriyeti kısıtlama, kasten yaralama, izinsiz silah bulundurmak, tehdit, hakaret HÜKÜM : Kısmen Beraat Kısmen Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... , ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma, hürriyeti kısıtlama ve kasten yaralama suçlarından beraat; sanık ... hakkında izinsiz silah bulundurmak suçundan beraat hükümlerinin incelenmesinde; Yakınanların izinsiz silah bulundurma suçundan doğrudan zarar gören konumunda olmadıkları ve bu suça yönelik katılma haklarının bulunmadığı, 31.03.2006 tarihli oturumdaki ifadesinde “sanıklar ... , ... ve ...'den şikayetçi olmadığını” söyleyen yakınan ...'ın bu sanıklar yönünden davaya katılma olanağı bulunmadığı ve bu nedenle vekilinin davaya katılma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, katılma isteminin kabulüne karar verilmesi hukuki değerden yoksun olup, yakınan ...'ın temyiz yetkisini elde etmemiş olduğunun anlaşılması karşısında; Katılanlar ... ve vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, II-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik hürriyeti kısıtlama; sanıklar ... , ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik yağma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, III-Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ... a yönelik hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında, “tekrar suç işlemeyecekleri yönünde kanaat oluşmadığı” gerekçesiyle 5231 sayılı Yasanın 51.maddesindeki erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ... vekili ile sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ... 'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet ve her iki katılana yönelik yağma suçundan kurulan beraat; sanık ... hakkında katılan ... ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet; sanık ... hakkında katılan ... ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan beraat ve katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve sanıklar ... , ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçuna ilişkin temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; katılan ... ...'a yönelik kasten yaralama suçunun sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Oluş ve dosya kapsamına göre; olay tarihinden birkaç ay kadar önce, katılanların kızı ...'ın evlenmek amacıyla sanık ... ile birlikte kaçtığı, kızlarından haber alamayan katılanların olay günü araştırma yapmak için Aksu köyüne gittikleri, bunu haber alan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yanlarına ...'ı da alarak iki araçla yola çıkıp dönüş yolunda katılanların içinde bulunduğu otomobilin önünü kestikleri, sanık ...'un aşağı inip katılan ...'e silah doğrultarak “Bu sabaha çıkmayacaksın” şeklinde tehditlerde bulunduğu, tüm sanıkların birlikte katılan ...'i darp edip üzerini arayarak otomobilinin kontak anahtarını aldıkları, ayrıca yine sanıklardan ... ve ...'un katılan 'i döverek yaraladıkları, sanık ...'ın katılan 'in elinden cep telefonunu aldığı, sanık ...'in katılan ...'i “Jandarma'ya gidersen sabaha ölün çıkar” şeklinde tehdit ettiği, sanıkların hep birlikte olay yerinden kaçtıkları ve katılandan aldıkları cep telefonunu yol kenarına attıkları, 20.01.2006 tarihinde söz konusu telefonun ... isimli birisi tarafından olay yeri yakınındaki yol kenarında bulunarak kullanıldığının ... olduğunun anlaşılması karşısında; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde katılanlara cebir ve tehdit uygulayarak, üzerlerindeki cep telefonu ve otomobil anahtarını almaları şeklindeki eylemlerinin bir bütün halinde tek yağma suçunu oluşturduğu, katılan ...'e yönelik tehdit ve katılan 'e yönelik kasten yaralama eylemlerinin ise yağma suçlarının yasal unsuru olduğu gözetilmeksizin suç vasfında ve kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-) Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 26.12.2005 tarihli raporuna göre; katılan ... ...'ın “basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte” yaralandığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 86/1. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, anılan yasanın 86/2.maddesi uyarınca uygulama yapılması ve sanıkların eylemi sonucunda, katılan ... ...'ın vücudunda kemik kırığı meydana geldiğinin anlaşılması karşısında; hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 4.maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 87/3.maddesinde yapılan değişiklik gözetilerek, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3-) Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 4-) Sanıklar ... , ... ve ... hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/90 numaralı iddianamesi ile katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kamu davası açılmasına karşın, bu suçla ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ... vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/14781, K. 2013/7908, T. 09.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-14781-e-2013-7908-k-f323d949ccc2