Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/11781 E. 2010/15890 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/11781
- Karar No
- 2010/15890
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1, 168/1, 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına, 1 ay süre ile sosyal durumunu geliştirmeye elverişli kitap okumakla yükümlü tutulmasına dair KAYSERİ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2008 tarihli ve 2008/132-782 sayılı kararının infazı aşamasında, yapılan tebligata rağmen ... Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığından bahisle vukubulan talep üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen 16/07/2008 tarihli hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine ilişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen aynı Mahkemenin 12/11/2008 tarihli ve 2008/132-782 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 17/04/2009 gün ve 2009/4683/23379 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2009 gün ve KYB.2009/107090 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02/06/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması sebebiyle hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına ve hükmedilen cezanın ertelenmesine duruşma yapılmaksızın karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde yer alan " Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, cezanın kişiselleştirmesine yönelik söz konusu düzenleme uyarınca duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre; Kayseri 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2008 tarih ve 2008/132 esas, 2008/782 ek karar sayılı hükmünün hükümlü ...'nın yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiği ve temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “...tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün içinde Yargıtay İlgili Ceza Dairesi Başkanlığı nezdinde temyiz/istinafı kabil olmak üzere” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Kayseri 1.Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında hükme karşı başvurulacak kanun yolları, süresi mercii ve şekli ve yöntemi açıkça belirtilmediği gibi, sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, sanığın iradesinin yanıltıldığı, ayrıca sanığa gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde yeniden tebliğ de edilmediği görüldüğünden açıklanan nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; 1-) Kayseri 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2008 tarih ve 2008/132 esas, 2008/782 ek karar sayılı hükmü kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-) Sanığa anılan kararın, yasa yollarına başvuru süresini, merciini, yöntem ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.