Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/10358 E. 2012/6910 K. – Hırsızlık,mala
Konu: Hırsızlık,mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/10358
- Karar No
- 2012/6910
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık,mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık,Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: II-Sanık hakkında yakınan ...'na yönelik eyleme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde : Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY’nın 492/1.maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan Eylül 2001 tarihi ile inceleme tarihine göre geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Sanık hakkında yakınanlar ..., ... ve ...'ye yönelik eylemlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde : Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca uygulanan yasa maddeleri ve ceza sürelerinin denetime olanak sağlanması bakımından karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-) 5237 sayılı Yasanın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek somut olaylarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden,sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesi uyarınca değer azlığı nedeniyle indirim yapılması, 3-) Yakınanlar Selahattin ve Bayram'ın başvurusu yokken yakınan ...'e yönelik eylem sonrası arama kararına istinaden sanığın evinde ele geçirilen başvurusu olmayan yakınanlar Selahattin ve Bayram' a ait suça konu eşyaların sanığın yer göstermesi sonucu teslim edildiğinin anlaşılması karşısında: yakınan Bayram'a yönelik eylem bakımından kısmi geri verme konusunda yakınanın onayı sorulup sonucuna göre 5237 sayılı TCY'nın 168/1-4.maddesinin koşullarının değerlendirilmesi gerektiği, yakınan Selahattin' e yönelik eylemde 5237 sayılı TCY'nın 168/1 ve 765 sayılı TCY'nın 523/1.maddesinin uygulama koşulları bulunduğu, buna göre sanık yararına yasa hükümlerinin belirlenmesi yerine yazılı biçimde uygulama yapılması, 4-) 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanın hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra, yakınanlara karşı 5237 sayılı Yasanın 116/1-4 maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu halde bu suçla ilgili uygulama yapılmaması, 5-) Yakınan ... sanık hakkında şikayetçi olmadığını ifade etmesine karşın 5237 sayılı TCY'nın 151/1.maddesiyle uygulama yapılması, 6-) Yakınan ...'a yönelik mala zarar verme suçu bakımından uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı biçimde karar verilmesi, 7-) Hükümlülüğün yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 53.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 8-) Sanık hakkında 5237 sayılı Yasa hükümleriyle ceza belirlenmesine karşın, 647 sayılı Yasanın 4/1.maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, 9-) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın yakınan ...'e yönelik eylem bakımından 493/1, 80 522/1, 59/2., yakınan ...'ye yönelik eylem bakımından 493/1, 522/1, 523/1, 59/2, yakınan ...'a yönelik eylem bakımından 493/1, 522/1, 59/2 maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan yakınan ...'e yönelik eylem bakımından 142/1-b, 43, 143/1, 62/1, 53, 116/1-4, 43, 62/1, 53, yakınan ...'ye yönelik eylem bakımından 142/1-b, 143/1, 168/1, 62/1, 53, 116/1-4, 62/1, 53, 151/1, 62/1, 53, yakınan ...'a yönelik eylem bakımından 142/1-b, 143/1, 62/1, 53, 116/1-4,62/1, 53, 151/1, 62/1, 53 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından uzlaşma hükümleri de gözetilerek uygulamaya göre sanık yararına Yasa hükümlerinin Mahkemece belirlenmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 05 /04 /2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.