Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/10285 E. 2013/2499 K. – Yağma, Hırsızlık
Konu: Yağma, Hırsızlık, Hırsızlık Malını Satın Almak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/10285
- Karar No
- 2013/2499
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma, Hırsızlık, Hırsızlık Malını Satın Almak
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, hırsızlık, hırsızlık malını satın almak HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 512/1 ve 80. maddelerinde tanımlanan suç eşyasının satın alınması suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun en son işlendiği 2003 yılının Mayıs ayından incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- a-) Sanıklar ... ve ... hakkında yakınanlar Nesrin Aral ve Funda Erdin'e yönelik yağma suçundan kurulan; b-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan; Hükümlerin incelenmesinde: Hükmedilen cezaların sürelerine göre, sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, yağma suçunun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanıkların özgülenen kasıtları da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanakları varken yalnızca gereksinimleri kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınanlar ... ve ....'e yönelik yağma suçuna ilişkin somut olayda koşulları bulunmadığı halde, sanıklar ... ve ... için anılan Yasanın 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması, 2- Yakınan Nesrin Aral'a yönelik yağma suçunda; kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 19.05.2003 tarihli teslim tesellüm tutanağının içeriğine ve adı geçen yakınanın 03.03.2004 tarihli oturumda tutanağa geçen ifadesine göre, yağmalanan çanta ve eşyanın, rızai iade koşullarının gerçekleştirilmiş olması sonucunda ele geçirildiği ve yakınana teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında, bu suç yönünden 5237 sayılı TCK'nın 168/3-4. madde ve fıkralarında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışmasız bırakılması, 3- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır. Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sırayla; a)İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu, b)Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, c)Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi, d)Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler, e)Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CUMK'nın 308/7 (5271 sayılı CMK'nın 289/1-e) maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230, 232 ve 289. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanıkların eylemlerinin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan; hükümde yer alan ceza uygulamalarının, sanıkların hangi yakınan ya da mağdura yönelik suçlarına ilişkin oldukları belirtilmeden, gerekçede sübut ve nitelendirmeye ilişkin kanıtların ve unsurların neler oldukları gösterilmeden ve denetime olanak verecek biçimde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.