Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/7835 E. 2010/13269 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/7835
- Karar No
- 2010/13269
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak, lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, şahsi çeviklik ile girdiği yakınan’a ait konuttan hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu yanında aynı yasanın 116/1 maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden de uygulama yapılması gerektiği gözetilmeyerek, aynı yasanın 142/2-b maddesi ile uygulama yapılması, 3- Suçun geceden sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde gösterilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 143/1. maddesiyle uygulama yapılması, 4-Hükümlünün eylemine uyan 765 Sayılı TCY.nın 493/1, 55/3. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 31/3; 116/1,3 1/3. maddeleriyle 5395 sayılı CKK.nın 24. maddesinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasa hükümlerinin hükümlü yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 12.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.