Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/2905 E. 2010/13070 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/2905
Karar No
2010/13070
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar ... ve ...’nin ilk yargılamadaki vekaletnameli savunmanı olan Av. ...’nin 18.04.2002 tarihli hükmün onanarak kesinleşmesinden sonra, müvekkili olduğu adı geçen hükümlülerle ilgili 22.07.2005 tarihli dilekçe ile mahkemeye başvurarak uyarlama ve infazın durdurulması isteminde bulunduğunun anlaşılması karşısında; adı geçen avukatın vekalet ilişkisinin devam ettiği ve uyarlama kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından hükümlü ... hakkında kurulan hükümle ilgili yapılan incelemede; 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı, ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir. Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir. Ancak; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdirinin gerekmesi, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri gerekmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi, önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınması gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır. İnceleme konusu karara gelince; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle temel cezanın alt sınır aşılarak ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, akıl zayıflığı nedeniyle uygulanan indirim oranının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Hükümlü ...’nin “hafif derecede zeka geriliği” bulunduğu tespit edilip bu nedenle 765 sayılı TCY.nın 47. maddesinden asgari düzeyde istifade etmesinin uygun olduğunun bildirilmiş olması ve 765 sayılı TCY’nın 47. maddesi 5237 sayılı TCY’nın 32/2. maddesinin farklı kriterler getirmesi ve her iki maddenin birbirinin karşılığı olmadığının anlaşılması karşısında; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan, 5237 sayılı TCY.nın akıl hastalığını düzenleyen 32. maddesinde öngörülen kriterlere göre "işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp-azalmadığı" hususunda Adli Tıp Kurumuna sevki ile Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinde makul süre gözlem altında tutulmak ve 5237 sayılı Yasanın 32/2 ve 57. maddeleri de nazara alınmak suretiyle raporu alınarak sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yetinilip yazılı biçimde hüküm kurulması, 3- Temel cezanın belirlenmesi sırasında uygulama maddesinin eksik ve cezanın da “2 yıl” yerine “2 ay” olarak yanlış gösterilmesi, 4- Kasıtlı suçtan mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin uygulanmaması, 5- Uyarlama kararı ile önceki hüküm hukuki geçerliliğini yitirdiği halde, yargılama giderleri ve tazminat konusunda da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu konuda ilk hükme yollamada bulunularak, yazılı biçimde karar verilmesi, 6- Kabul ve uygulamaya göre de; Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/2905, K. 2010/13070, T. 08.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-2905-e-2010-13070-k-4abd865de078