Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/28377 E. 2010/11526 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/28377
Karar No
2010/11526
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fikrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına dair BAKIRKÖY 3. Çocuk Mahkemesinin 30/06/2008 tarihli ve 2006/464 esas, 2008/892 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25/11/2008 gün ve 2008/14008-60173 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 26/12/2008 gün ve KYB.2008261996 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30/12/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

(Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesi uyarınca herhangi bir hüküm kurmadan doğrudan, aynı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;

TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağan üstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan ayrıksı bir yasa yoludur. Bu olağanüstü yasa yoluna başvurulabilmesinin ilk koşulu verilen hüküm veya kararın temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Karar veya hükümlere karşı başvurulacak olağan yasa yolunun bulunması halinde bu yola başvurulamaz.

İncelenen dosya içeriğine göre;

Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 30.06.2008 tarih ve 2006/464-2008/892 esas ve karar sayılı kararında “ yedi gün içinde Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine itirazı olanaklı olmak üzere ” karar verildiğinin belirtildiği, yukarıda açıklanan şekilde sürenin başlangıcı ve yönteminin usulüne uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığının anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur.

Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından hükmün kesinleşmesini önler, kesinleşmeyen hükümler hakkında da yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamaz. Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin anılan kararında kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağı ve yöntemi kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı gibi kararın da bu açıklamaları içerir biçimde sanık savunmanına tebliğ edilmediği görüldüğünden, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.

Bu nedenle hükmün, yasa yolu hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının ve başvuru yönteminin bildirilmesi gerekmektedir. Tebligata rağmen yasa yoluna başvurulmaması durumunda hüküm kesinleşeceğinden, ancak bu durumda yasa yararına bozma yasa yoluna başvuru olanaklı hale gelecektir. Tüm bu açıklamalar ışığında; kesinleşmeyen hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağından;

Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 30.06.2008 tarih ve 2006/464-2008/892 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 29.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/28377, K. 2010/11526, T. 29.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-28377-e-2010-11526-k-d49026b8d56f