Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/6916 E. 2010/8221 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/6916
- Karar No
- 2010/8221
- Karar Tarihi
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/1, 80, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/03/2008 tarihli ve 2008/61-75 sayılı kararının infazında, hükümlünün 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4. maddesi uyarınca hükümlülük süresinin yarısını 14/07/2008 tarihi itibarıyla doldurduğu, infaz etmesi gereken cezasının kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılması talebinin, hükümlülük süresinden maksadın şartla tahliye süresi olmayıp bihakkın tahliye tarihi olduğu, buna göre de sürenin henüz dolmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 29/07/2008 tarihli ve 2008/472 sayılı kararına itirazın reddine dair, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/08/2008 tarihli ve 2008/263-263 değişik iş sayılı kararını tüm dosya kapsamına göre; 1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/1. maddesindeki "Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz." şeklindeki düzenleme karşısında, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/07/2008 tarihli ve 2008/472 sayılı kararını veren heyette yer alan 'nın olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün bu hükümle belirginleştiği, itiraz aşamasında kabulüne ya da reddine dair vereceği Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/08/2008 tarihli ve 2008/263-263 değişik iş sayılı kararında önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, adı geçen hâkimin yer almadığı heyetin itiraz talebini incelemesi gerektiği hususunun gözetilmemesinde, 2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4. maddesindeki "iki yıl veya daha az süre ile hapis cezasına mahkûm olanlardan, hükümlülük süresinin yarısını iyi hâlle geçirenlerin, istekleri bulunmak koşuluyla kendilerinin veya yasal temsilcilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmiyet sürelerinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına mahkemece karar verilebilir."hükmünde geçen hükümlülük süresinin ceza infaz kurumunda geçen ve şartla tahliye süresi esas alınmak suretiyle hesaplanması gerekirken sanık aleyhine olacak şekilde hükümlülük süresinin hesaplanmasında bihakkın tahliye tarihinin esas alınmasında, isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 08.04.2010 gün ve 2008/3721/21902 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 20.04.2010 gün ve KYB.2010/90486 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnemenin birinci bendindeki düşünce yerinde bulunduğundan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2008 gün ve 2008/472 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2008 gün ve 2008/263-263 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahkemesince takdir ve ifasına, bozma nedenine göre ihbarnamede yer alan diğer bozma isteminin incelenmesine şimdilik yer olmadığına dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 09.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.