Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/27276 E. 2012/15958 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/27276
- Karar No
- 2012/15958
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇALAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanığın, diğer sanık arkadaşları ile birlikte, şikayetçi olan yakınanın, konutuna girerek hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nın 116/1. maddesi ile uygulama yapılırken, aynı Yasanın 119/1-c maddesi ile cezanın artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık hakkında hırsızlık suçundan yapılan uygulamada, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesiyle 1/6 oranında indirim yapılırken, hapsin 1 yıl 1 ay 10 gün yerine, yazılı biçimde 1 yıl 1 ay 20 gün; konut dokunulmazlığını ihlal suçundan yapılan uygulamada, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesiyle 1/6 oranında indirim yapılırken, hapsin 3 ay 10 gün yerine, yazılı biçimde 3 ay 20 gün hesaplanması suretiyle, fazla cezaya hükmolunması, 2-) Sanığın, diğer sanık arkadaşları ile birlikte, şikayetçi olan yakınanın, konutuna girerek hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nın 116/1. maddesi ile uygulama yapılırken, aynı Yasanın 119/1-c maddesi ile cezanın artırılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini, 3-)5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin anlam ve sonuçları hatırlatılmadan, suçtan zarar gören yakınanın zararlarını giderip gidermeyeceği sorularak, zararı giderme olanağı tanınmadan, “zarar karşılanmadığı” gerekçesiyle, uygulanmamasına ilişkin nesnel ve öznel koşullar değerlendirilmeden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; anılan maddenin 06/12/2006 gün ve 5560 sayılı yasanın 23. maddesiyle değişik 9. fıkrasında; “Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getirmediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığa taksitler halinde ödeme olanağı verilip verilmeyeceği tartışılmadan, yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4-) 5237 sayılı TCK.'nun 50/3 fıkrası uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum olmayan 18 yaşından küçük sanıklara verilen 1 yıldan az süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını bozma suçundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.