Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/27128 E. 2011/2299 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/27128
Karar No
2011/2299
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'nin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/2-son, 522/1. maddeleri gereğince 2'şer yıl 8'er ay; sanık ...'ün, 765 sayılı Kanun'un 493/2-son, 522/1, 81/1-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair, ADANA 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2004 tarihli ve 2003/768 esas, 2004/1206 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanıklar ... ve ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 143/1, 145/1 maddeleri uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, aynı Mahkemenin 10/06/2005 tarihli ve 2003/768 esas, 2004/1206 sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'ün 5237 sayılı Kanunun 142/2-d, 143/1, 145/1 maddeleri uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...'ün hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair 12/07/2005 tarihli ve 2003/768 esas, 2004/1206 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25/11/2008 gün ve 2008/13868/59594 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/12/2008 gün ve KYB.2008/261941 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29/12/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 - 7944 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede, 1-Sanıklar ... ve ... haklarında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim imkanı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme imkanı varken, yalnızca ihtiyacı kadar, değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanıkların kişiliği de değerlendirilerek, kanuni ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, tüm sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi gereğince indirim yapılarak karar verilmesinde, 3-Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724 - 19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık ... hakkında Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/253 esas, 2001/60 sayılı kararından dolayı mahkumiyeti bulunduğundan bahisle suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Mahkemece, hükümlüler ... ve ... hakkında 10.06.2005 günlü ve hükümlüler ... ve ... hakkında 12.07.2005 günlü hüküm, hükümlülere tebliğ edilmesine karşın , temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği; anılan 12/07/2005 günlü uyarlama kararında yasa yolunun itiraz olduğu biçiminde yanlış ve 10.06.2005 günlü uyarlama kararında da temyiz olarak belirtilen yasa yoluna ilişkin açıklamanın eksik olduğu, bu nedenle yapılan tebliğlerin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı ve uyarlama kararlarının kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay'dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1-) Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2005 ve 12.07.2005 tarihli uyarlama kararları kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE; 2-) Hükümlüler ..., ..., ... ve ...'e anılan ve kendilerine ilişkin olan kararların, yasa yolunun ne olduğunu, başvuru süresini, sürenin ne zaman başlayacağını, merciini, nereye ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE; 09/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/27128, K. 2011/2299, T. 09.03.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-27128-e-2011-2299-k-abca29ba264b