Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/23586 E. 2012/12456 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/23586
- Karar No
- 2012/12456
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde, Hükümlü ... hakkında kurulan Karabük 1 Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2004 gün ve 2003/27 esas 2004/467 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ..., ... ve ...'a ilişkin ilk hükmün, ... ve ... savunmanlarıyla diğer sanık ... tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23-1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olaylarla ilgili 765 sayılı TCY’nın 493/1-son, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 66/1-e, 66/2-4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği ceza için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 7 yıl 12 aylık sürenin suç tarihleri olan 28.10.2002, 10.12.2002 ve 24.12.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle (DÜŞMESİNE), III- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanığın mağdur ... ...'a yönelik işlediği hırsızlık suçunun kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Mağdur ... ...'a yönelik eyleminde; Lehe yasa karşılaştırması sırasında, sanık ... ile hükümlü ...'nın, hazırlık soruşturması sırasında yakalandıklarında çaldıkları eşyalarından bir kısmı olan kolonları kolluk güçlerine teslim ettiklerini söylemeleri, 30.12.2002 tarihli eşya teşhis ve teslim tutanağında ve dosya içeriğinde ,suça konu eşyaların nasıl ele geçtiğine ilişkin açıklamanın bulunmayışı, mağdurun, 31.03.2006 tarihli oturumda kısmi iade nedeniyle verilecek cezadan indirim yapılmasına rıza gösterdiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında;sanık anlatımlarına göre, suça konu kolonların nasıl ele geçtiği husundaki eksikliğin giderilmeden,sanıkların müştekinin zararlarını gidermedikleri ve bizzat pişmanlık göstermedikleri gerekçesiyle 5237 sayılı Yasanın 168.maddesinin uygulan- mamasına karar verilmesi, 2-Sanığın adı geçen mağdur ... ...'a yönelik eyleminde; Olay tarihinde gece vakti 21.00 ile 22.00 saatleri arasında gezmekte olan sanıklar Yasin ve Serkan ile hükümlü ...'nın mağdurun, kapı ve camlarını kilitleyip usulüne uygun şekilde park ettiği aracını görüp el ve işbirliği içinde hırsızlık yapmaya karar verdikleri,suça doğrudan katılan sanık ...'ın etrafı gözetlerken, diğer sanık ... ve hükümlü ...'nın aracın sağlam ve muhkem olan sol arka camını kırıp içinden suça konu kolonlarla konsolu alarak olay yerinden kaçmaları şeklinde gelişen eylemde; 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (pek hafif) maddesiyle 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 142/1-b,143, 53. maddeleri kapsamında olup, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 3-Mağdur ...'a yönelik; Lehe yasa karşılaştırmasında, sanığın eyleminin 5237 Sayılı Yasa'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması, 4- 5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmeden 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, 5-Mağdur ...'a yönelik eylem yönünden; yukarıda belirtilen bozma nedenlerinin gereği yerine getirildikten sonra sonucuna göre; uygulama koşulları değerlendirilip bu mağdura yönelik eylem ile diğer mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik eylemler nedeniyle; Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden önce 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik eylemler bakımından diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine,13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.