Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/230 E. 2013/727 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/230
Karar No
2013/727
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 143, 43, 62, 63 maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 2 gün hapis Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça konu üç katlı binanın giriş katının yakınan ...’a, birinci katının yakınan ...’a ve ikinci katının mağdur ... ...’a ait olduğu, yakınan ... ile mağdur ...’nin Avrupa’da çalışmaları ve yakınan ...’in de suç tarihlerinde Avrupa’ya gitmesi nedeniyle evlerine müşteki İbrahim’in ara sıra kontrol etmek suretiyle baktığı; mağdur ...’nin evinden hırsızlık yapılmasına karşın bu eylemle ilgili soruşturma yapılıp dava açılmadığı, ancak Mahkemece suç duyurusunda bulunulduğu; yakınanlar ... ile ...’in evlerine birden fazla girilerek hırsızlık suçunun işlendiği, yakınanların Avrupa’da olmaları nedeniyle çalınan eşyanın tam olarak belirlenemediği; olaylardan yaklaşık iki ay sonra başka suçlardan yakalanan sanıkların aşamalardaki anlatımları, yakınan ...’ın sonradan yaptığı anlatımları ve olay yerinde yapılan keşifler ile tüm dosya içeriğine göre; Sanıklar ... ile ...’nün yakınanların evinden hırsızlık yapmaya karar verip, ilk eylemin gerçekleştiği, yakalanmalarından yaklaşık iki ay önce, binanın giriş katında bulunan müşteki ...’ın evinin keşfen sağlam olduğu belirlenen pencere kanadını levye ile kanırttırıp açmak suretiyle içeri girip buradan iki adet yüzük aldıkları, sonra evin içeriden sürgülü olan kapısını açıp binanın merdiven boşluğuna çıkıp üst katta bulunan yakınan ...’ın dairesinin keşfen sağlam olduğu belirlenen giriş kapısının kilidini levye ile kırıp içeriyi karıştırdıkları ancak bir şey bulamadıkları için girdikleri yerden çıkıp gittikleri, aldıkları yüzükleri aralarında paylaştıkları, sanık ...’nün kendi payına düşen yüzüğü sanık ...’a vererek sattırdığı ve parasını birlikte harcadıkları, bu eylemle ilgili yapılan hazırlık soruşturması sonucu, sanıklar ..., ... ve ... ile beraat edip temyize gelmeyen sanık ... hakkında, 18.2.2002 günlü iddianame ile müştekisi ..., suç tarihi 21.12.2001 gösterilmek ve içeriğinde de, yakınan ...’ın evine girilmesi olayından bahsedilmeden yalnızca yakınan ...’ın evinden yapılan hırsızlık eylemi ile buradan elde edilen yüzüklerden birinin sanık ... tarafından sanık ...’e satıldığı anlatımında bulunularak, sanıklar ... ile ...’ün 765 sayılı TCK.nın 493/1, 522. maddeleri sanıklar ... ile ...’in aynı yasanın 512/1, 522. maddeleriyle cezalandırılmaları istemiyle dava açıldığı; iddianamenin gerek içeriği gerekse gösterilen sevk maddeleri itibariyle yakınan ...’a karşı birinci eylem nedeniyle dava açılmadığı; Yukarıda anlatılan birinci olayla ilgili olarak; sanıklar ..., ... ve ...’ın aşamalarda olay gibi suçlarını kabul ettikleri; İlk olaydan yaklaşık iki gün sonra bu sefer sanıklar ..., ... ve hakkındaki davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verilen sanık ... ...’ın, söz konusu binaya geldikleri ve yakınan ...’ın evine daha önceden açılmış olan pencereden girip karıştırdıkları ancak bir şey bulamadıkları, sonrasında üst kata çıkıp yine daha önceden açılmış olan kapıdan içeri girip yakınan ...’in evinden bir tane takım elbise ile aşamalarda farklı farklı olmak kaydıyla sayısını 5 ila 13 olarak belirttikleri bilezikleri çaldıkları ve girdikleri yerden tekrar dışarı çıktıkları, bu eylemle ilgili olarak ayrı yapılan soruşturma sonucu 27.2.2002 günlü iddianame ile müştekisi ..., suç tarihi olarak da sanıkların başka suçtan yakalandıkları tarih olan 13.2.2002 gösterilmek ve içeriğinde de her iki evin bir bütün olduğu anlamına gelecek biçimde, sanıkların evin içine pencereden girip 10 kadar bilezik, bir adet takım elbise ile soruşturma evrakı içeriğinden en üst katta oturan mağdur ...’nin evinden alındığı anlaşılan bir çift küpe ve bir adet yüzük de belirtilmek suretiyle sanıklar ..., ... ve ...’ın 765 sayılı TYK.nun 492/1-son, 522. maddeleriyle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı; Sanıkların aşamalarda suçlarını yukarıda anlatıldığı biçimde kabul ettikleri; Mahkeme tarafından her iki davanın birleştirildiği ve yargılama sonunda temyiz isteminde bulunan sanıklar ..., ... ve ...’ın eylemlerine ilişkin, birinci eylemde müşteki ...’ın evine sanıklar ... ile ...’nün girip yüzük çaldıkları, sonra ikinci kata çıkıp müşteki ...’in evine girip bir şey almadan çıktıkları, ikinci eylemde ise bu kez sanıklar ..., ... ve ...’ın aynı eve tekrar girdikleri ayrıca üst kattaki mağdur ...’nin evine de girildiğini ve üst katlardaki evlerden küpe, yüzük, takım elbise ve 13-14 adet gümüş bilezik çalındığı biçiminde kabul edilerek, bu eylemlerin nitelendirilmesinde; eylemin 765 sayılı Yasanın 493/1-son maddesindeki suçu oluşturacağı ve bu nedenle 8 yıl ceza verileceği, sanıklar ... ile ...’nün sabıkalı olmaları nedeniyle haklarında 647 sayılı Yasanın 4-5-6. maddelerinin uygulanamayacağı, 5237 sayılı Yasaya göre ise eylemin 142/1-b, 116/1-4 ve 151. maddelerdeki suçu oluşturacağı, sonuç cezalar itibariyle yeni yasanın sanıklar lehine olduğu, müştekilerin baba oğul olup, aynı binada oturmaları ve aynı zamanda suç işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 43. maddesinin uygulanması gerektiği kabul edildikten sonra, dosya arasında yakınan ...’ın hiçbir aşamada ifadesinin bulunmamasına karşın yakınanların şikayetlerinden vazgeçip uzlaşmayı istemeleri nedeniyle konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının uzlaşma nedeniyle düşürülerek, sanıkların anılan Yasanın 142/1-b, 143, 43 ve 62. maddeleri uyarınca sonuç olarak 2 yıl 3 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmış ise de; 1-Sanık ... hakkında; a)Lehe yasanın bulunması amacıyla hükmün gerekçesinde değerlendirme yapılırken, sanığın katıldığı birinci eylemin iki kişi tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, uygulama koşulları gösterilmeden 765 sayılı TCK'nın 493. maddesinin son fıkrası gereğince temel cezanın 8 yıldan başlayacağı kabul edilip, aynı Yasanın 522/1. maddesi değerlendirmeye alınıp verilmesi gerekli sonuç ceza belirlenmeden, soyut olarak 5237 sayılı Yasanın sanık yararına olduğunun kabul edilmesi; Kabule göre; b)Sanık hakkında 18.2.2002 günlü iddianame ile yalnızca yakınan ...’ın evinden yaptığı hırsızlık eyleminden dava açıldığı, yakınan ...’ın evinde meydana gelen hırsızlığa kalkışma suçundan dolayı bir davanın bulunmadığı gibi hırsızlık suçlarında suça konu eşyanın ayrı ayrı mağdurlara ait olduğu açıkça anlaşıldığı durumlarda, her bir mağdura karşı gerçekleştirilen eylemin ayrı bir suç oluşturacağı gözetilmeden ve sanığın iki gün sonra yapılan hırsızlık eylemine de katılmadığı düşünülmeden, hakkında 5237 sayılı Yasanın 43. maddesinin uygulanması; 2-Sanık ... hakkında; a)Sanığın, 18.2.2002 günlü iddianameye konu olan birinci eylemde, yakınan ...’ın evinden arkadaşları tarafından çalınmış yüzüğü satması dışında, hırsızlık eylemine katıldığına ilişkin kanıt bulunmadığı gözetilmeden, hakkında 765 sayılı TCK.nın 512/1. (5237 sayılı Yasanın 165/1) maddesi yerine, yazılı biçimde uygulama yapılması; b) (a) bendinde belirtilen bozmaya uyulması durumunda, sanığın 27.2.2002 tarihli ikinci eyleminin; teselsül hükümlerinin uygulanamayacağı ve ilk eylemle birleştirilemeyeceği gözetilip, 765 sayılı TCK.nın 492/1-son maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağının düşünülmemesi; c)Yukarıda belirtilen bozma sebeplerine göre; sanığa 765 sayılı TCK uyarınca her iki suçtan ayrı ayrı verilmesi gerekli sonuç ceza; aynı Yasanın 81/2.maddesine konu olan ilam gösterilip bundan dolayı yapılacak artırım da uygulanarak belirlenip zamanaşımı da dikkate alınarak, 5237 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükümde 43. maddenin uygulanamayacağı gözetilerek lehe yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu; 3-Sanık ... hakkında; Sanığın iki gün arayla gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle, gerek 18.2.2002, gerekse 27.2.2002 günlü iddianameler ile yalnızca yakınan ...’a karşı eylemlerden dolayı dava açıldığı, ilk eylemin iki kişi tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 493/1, 522/1-son (koşulları varsa 81/2-3) ikinci eylemin ise aynı Yasanın 492/1-son 61, 522/1-son, (koşulları varsa 81/2-3) maddelerinde düzenlenen suçları oluşturduğu, anılan Yasanın 80. maddesi uyarınca sanık hakkında 493/1, 522/1-son, 80, (koşulları varsa 81/2-3) maddeleri ile uygulama yapılması gerektiği gözetilip 765 sayılı Yasaya göre verilmesi gerekli sonuç ceza somut olarak belirlendikten sonra lehe yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu; 4-Tüm sanıklar hakkında kabule göre; 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmolunmaması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/230, K. 2013/727, T. 16.01.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-230-e-2013-727-k-67356e3c254e