Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/20104 E. 2011/46220 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/20104
- Karar No
- 2011/46220
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın 07.11.2007 tarihli oturumda; aynı yer tutukevinden başka suçtan tutuklu olması nedeniyle getirtildiği ve aynı oturumda sonraki duruşmada hazır edilmesi için yazı yazılmasına karar verildiğinin ancak hazır edilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın yargılandığı yargı çevresinde başka suçtan tutuklu bulunup bulunmadığı araştırılmadan, yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, 2-Yakınan ve tanık ...’in beyanlarına göre; saat 21:55 sıralarında cadde üzerinde, kaldığı otele doğru yürüdüğü sırada sanık ve yanında bulunan bir şahsın yakınanın arkasından gelerek çantasını çekip almaya çalıştıkları, bu sırada yakınanın çantasını vermemek için direndiği, sanık ve yanındaki şahıs çantaya tekrar asılınca yakınanın yere düştüğü, sanığın ve yanındaki kişinin çantayı alıp kaçmaya başladıkları, devriye görevi yapan kolluk görevlilerinin sanığı takip sonucu yakaladığı olayda eyleminin sübutu durumunda 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c-h maddesine uyan nitelikli yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, ./.. -2- 3-Kabule göre de; iddianamede sanık hakkında TCK’nun 145.maddesinin de uygulanması istendiği halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ... ...