Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/17556 E. 2012/19682 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/17556
- Karar No
- 2012/19682
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın talimat yolu ile Diyarbakır mahkemelerinde alınan savunmasında; atılı suçu işlemediğini, hayatında İstanbul'a hiç gelmediğini, daha önce kimliğini kaybettiğini beyan ederek olay yerinden alınan parmak izleri ile kendi parmak izlerinin mukayesesini talep ettiği, sanık savunmanının temyiz itirazlarında Adıyaman Cezaevinde kalan ... isimli kişinin sanık ...'in kimliğini kullanarak pek çok suç işlediği benzer nitelikteki yargılamalarda parmak izi ve imza örnekleri alınarak bu hususun ortaya çıktığını belirttiğinin anlaşılması karşısında, sanık ...'in parmak izlerinin alınarak olay yerinden elde edilen parmak izleri ile karşılaştırıldıktan sonra olayın gerçek failinin saptanması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Kabule göre de; a-Yakınanın işyerinin ön tarafının birer metre genişliğindeki 7 adet demir korkuluk ile çevrili olduğu, yakınanın aşamalardaki beyanlarında işyerine bu korkulukların kapı karşılığına gelen demirlerinin bükülüp kapının alt camı çıkarılarak girildiğini beyan ettiği, olay yeri görgü tespit tutanağının da bunu doğruladığı, ancak olay yeri inceleme biriminin raporunda araştırma için gelindiğinde soldan 4. korkuluk demirinin hasar gördüğü ve soldan 3. korkuluk demirinin karşısında bulunan cam kapının 30 cm'lik kısmının söküldüğü belirtildikten sonra yakınan ve diğer raporda yer verilmeyen bir biçimde sağdan 3. korkuluğun 3 adet asma kilidinin anahtar ile açıldığı, bu korkuluğun içerde olduğu, anahtar ile kilitlerin ise yerde görüldüğünün tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle yakınan beyanı ile raporlar arasındaki çelişki giderilerek; eylemin nasıl gerçekleştiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilip sonucuna göre sanık tarafından işlenen ve suç teşkil eden eyleme uygulanacak hukuk normunun tayini gerektiği dikkate alınmadan, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, b- Çalınan eşyanın suç tarihi itibari ile değerinin bilirkişiye hesaplatılmasından sonra 765 sayılı TCK'nın 522/1. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 3-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, (anahtar uydurulmadığının anlaşılması halinde 493/1,) 522/1 (çalınan eşyanın değeri tespit edilip sonucuna göre) maddeleriyle, 5237 sayılı TCY’nın 142/2-d, 143, 53, 116/2-4, 53 (anahtar uydurulmadığının anlaşılması halinde anılan Yasanın 142/1-b, 143, 53, 116/2-4, 53, 151/1, 53.) maddeleri ile uygulama yapılıp eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğunun saptanması durumunda ve her halükarda mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığı suçları bakımından öncelikle genel dava zamanaşımı değerlendirilerek sonucuna göre lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.