Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/15352 E. 2012/8662 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/15352
- Karar No
- 2012/8662
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet, kısmen davanın düşmesine Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararında da belirtildiği gibi, önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlamak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır. Bu nedenle sanık hakkında 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca uygulanan yasa maddeleri ve ceza sürelerinin denetime olanak sağlanması bakımından karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, uygulamaya göre 5237 sayılı TCY hükümlerinin sanık lehine olduğu anlaşılmakla sonuca etkili bulunmadığından; 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın ve 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanık ...'nin azmettirmesiyle yakınanın evinin pencere demir korkuluğuna zarar verilerek ve camı kırılarak girilip hırsızlık suçunun işlediğinin anlaşılması karşısında; yakınmanın bulunmadığı da gözetilerek eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1-4.maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması; TCY.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması; sanığın hırsızlık suçuna çocuk olan sanıkları azmettirerek iştirak ettiği anlaşılmakla cezasından TCY'nın 38. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, II-Sanık ... Demirhan hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Sanığın mahkeme huzurunda sorgusunun yapıldığı 27.07.2005 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b, 143, 31/3, 116/1-4, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 maddelerinde yazılı 5 yıl 4 aylık sürenin, 765 sayılı TCY'nın 566/1, 55/3. maddelerinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/5, 104/2. maddelerinde öngörülen 2 yıllık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.