Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/10404 E. 2012/8235 K.
Konu: Hırsızlık, Kasten Yaralama, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/10404
- Karar No
- 2012/8235
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Kasten Yaralama, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, kasten yaralama, işyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ...'in kasten yaralama ve hırsızlık suçları nedeniyle verilen hükmümlerin incelenmesinde; Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231. Maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2 . fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ...'in işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu nedeniyle verilen hükmün incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın yakınanın işyerine gece vakti diğer sanık ile birlikte girerek hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 116/2-4. maddesinin yanı sıra aynı Yasanın 119/1-c maddesiyle de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi , 2-Sanığa yüklenen 5237 sayılı Yasanın 116/2-4. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozmak suçunun, 5271 sayılı CMK’nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş,sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.