Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/2451 E. 2010/950 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/2451
- Karar No
- 2010/950
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’in önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hükümde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere yer verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nun 230/1-a maddesine aykırı davranılması, 2-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/2-4 maddesinde belirtilen işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilerek bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 3-Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY’nın 493/1,523,59, 81/2.maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b,143,168/1,62,116/2-4,62. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumda ; 5237 sayılı Yasa hükümleri; uzlaşma hükümlerinin uygulanamaması halinde, 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu, 4-Yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin 5237 sayılı TCK’nun 143. maddesi uyarınca cezanın en üst oranda artırılması, 5-5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 6-5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 145. maddelerine göre belirlenen 10 ay 20 gün hapis cezasından anılan Yasanın 168/1. maddesine göre 2/3 oranında indirim sonucu cezanın 3 ay 23 gün yerine 7 ay 3 gün olarak, yine anılan Yasanın 62. maddesine göre 1/6 oranında indirim sonucu 5 ay 27 gün yerine, 5 ay 28 gün olarak cezanın fazla tayini, 7-5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 08.07.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/ 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 8-Yargılama giderinin “sanıklardan” alınmasına karar verilerek hükmün karıştırılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 10/02/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.