Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/24474 E. 2011/44327 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/24474
Karar No
2011/44327
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; 1- 5237 sayılı TCY.nın 141.ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü gündüz saat 14.00- 17.30 sıralarında yakınanlar ..., ... ... ve ...’in sağlam ve muhkem olan giriş kapılarını sert bir cisimle zorlamak suretiyle açıp, içeri girerek hırsızlık yapan hükümlünün eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1. ve 151/1.maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 2- Hükümlünün yakınanlar ... ve ...’e yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522.(pek hafif) maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 53, 116/1, 53 ve 151/1. (53) maddeleri ve yakınan ... ...’na yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 61, 522.(pek hafif) maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 35/2, 53, 116/1, 53 ve 151/1. (53) maddeleri ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçu bakımından 5237 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca “uzlaşma” hükümlerinin uygulanması ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Kabule göre de; 4- 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 5- Mahkumiyetin doğal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmaması, 6- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’in temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.01.2003 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/24474, K. 2011/44327, T. 24.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-24474-e-2011-44327-k-8dc0824d46a9