Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/20669 E. 2010/20536 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/20669
Karar No
2010/20536
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK. hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun ögelerinde, değişiklik yapmışsa, b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince: Yakınanın, 22.12.2002 günü saat 15.30 sıralarında kahvede arkadaşlarıyla oyun oynadığı masaya oturan ve beraat eden diğer sanık ...'ın arkadaşı olan hükümlü ...'ın, yakınan kasaya hesap ödemeye gittiğinde ,masada bıraktığı cep telefonunu alıp kaçtığı sabit görülerek ,temyiz edilmeksizin kesinleşen 11.12.2003 gün ve 2003/366-2003/1361 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCY’nın 491/3, 81/2-3. maddeleri gereğince 2 yıl 5 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 03.01.2006 tarihli ek kararın gerekçe bölümünde yakınana karşı eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b ,145,58.maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu belirtilmek suretiyle önceki hükmün hükümlü lehine olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; 1-)5271 sayılı CMK’nın 33.maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısının yazılı görüşü alınmadan karar verilmesi, 2-)5237 sayılı Yasanın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden,gerekçe bölümünde 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesiyle uygulama yapılacağından söz edilmesi, 3-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçundan verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının ve Mahkemece gerekçe bölümde uygulanacağından söz edilen anılan Yasanın 145.maddesindeki indirim oranının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 4-)Lehe hükmün belirlenmesi konusu ile doğrudan veya dolaylı ilgisi bulunmayan ve infaz yasaları yönünden yerine getirme aşamasında gözetilmesi ve tartışılması gereken 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesine dayanılmak suretiyle ve 5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, suç tarihine göre aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağı da gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 5-)Uyarlama sırasında dayanılan yasa maddelerinin ve belirlenen cezaların denetime olanak sağlanmak üzere hüküm fıkrasında belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6-)Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 491/3,81/2-3. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b,53 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında Mahkemece yapılacak uygulamaya göre hükümlü yararına Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu, 7-)Mahkemesince 5235 sayılı Yasanın 10-11.maddeleri uyarınca görev hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/20669, K. 2010/20536, T. 16.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-20669-e-2010-20536-k-3d9128a4d851