Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/18851 E. 2010/7660 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/18851
Karar No
2010/7660
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar vermek, işyeri dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde; 5237 sayılı TCY’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezaların tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II-Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesine gelince; İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5237 sayılı TCY’nın 61/4 ve 5. fıkralarına aykırı olarak, aynı Yasanın 35/2. maddesinin, 143/1.maddesinden önce uygulanması, 2-) Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Bu bağlamda somut olayda; 5395 sayılı yasanın 24. maddesi ile 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden sanığın suçu kabul etmediği biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması, 3-) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nun 31/3. maddesinin uygulanması sırasında 1/2 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 10 ay 15 gün hapis yerine 9 ay 15 gün ve buna bağlı olarak aynı yasanın 50/1-a. maddesinin uygulanması sırasında adli para cezasına çevrilirken 6300 YTL adli para cezası yerine, 5700 YTL adli para cezasına hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/18851, K. 2010/7660, T. 01.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-18851-e-2010-7660-k-f7c2726e2dc3