Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/17973 E. 2010/20749 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/17973
- Karar No
- 2010/20749
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Hükümlüler ..., ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Hükümlüler ..., ... ve ... hakkında kurulan İzmir 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2004 gün ve 2004/151 Esas 2005/273 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... ve ...'a ilişkin ilk hükmün, sanık ... savunmanı ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay C.Başsavcılığınca 5320 sayılı CMK'nun 8/2. maddesi gereğince iadesi nedeniyle hakkında hüküm kesinleşmiş olan ..., ... ve ...'in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ..., ... ve ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II-Sanıklar... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 1-Sanığın diğer sanık ve hükümlüler ile gece vakti el ve işbirliği içinde hareket ederek mağdura ait işyerinin kilitli kapısına zarar vererek açıp, içeri girmek suretiyle hırsızlığa kalkışma yaptıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı yasanın 142/2-d. Maddesi ile karşılaştırma yapılması, 2- Somut olayda, sanığın eyleminin hırsızlık suçunun yanı sıra geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu ve lehe yasanın belirlenmesi sırasında bunun da gözetilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 493/1-son, 61, 522/1, (pek hafif) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 116/2-4, 119/1-c, 53 maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu için 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254.maddelerinde belirtilen “ uzlaşma” hükmü bakımından 5237 sayılı yasanın 7/2, 5252 sayılı yasanın 9/3. maddeleri ışığında, sanıklar yararına olan yasanın uygulama sırasında yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4- Sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nun değişik 231.maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre; 5-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, sanık ... açısından hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.