Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/13818 E. 2011/40209 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/13818
- Karar No
- 2011/40209
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, iki ayrı apartmana girip yakınanları belirlenemeyen kapı önlerinden terlik ve ayakkabı almak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 05.06.2005 yerine, 06.06.2005 olarak yanlış yazılması,
2-)Sanığın, farklı yakınanlara karşı hırsızlık eylemi gerçekleştirdiği ve yakınan sayısınca suç oluşacağı gözetilmeden TCK’nun 43. maddesiyle uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
3-)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 143. maddesi ile üst sınırdan uygulama yapılırken gerekçe gösterilmeyerek aynı Yasanın 61. maddesine aykırı davranılması, 4-)5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki "hafif" ve "pek hafif" ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, koşulları oluşmadığı halde aynı Yasanın 145. maddesiyle cezadan indirim yapılması,
5-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 62.maddesi ile uygulama yapılırken 'gün' ibaresinin yazılı olmaması,
6-) Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi gözetilerek 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
7) Sanık hakkında, uyuşturucu kullanmak suçundan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2002 gün ve 2002/361 esas 2002/714 karar sayılı ilamıyla verilen hapis cezası tekerrüre esas alınmış ise de; anılan eylemin 5237 sayılı TCY. da karşılığını oluşturan 191. maddesinde hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik uyarınca davanın düşmesine karar verilebileceği gözetilip, Mahkemesinden anılan ilamla ilgili uyarlama kararı alındıktan sonra;
a) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi;
b) Sanığın adli sicildeki hükümlülüklerinin silinme koşularının oluştuğu ve yukarıda belirtilen bozma nedenlerine uyularak yeniden yapılacak hesaplama sonucu bulunacak her bir cezanın iki yılın altında kalması durumunda, sanık hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu yönden yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK' nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 28.09.2011 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.